4-?3?-3

Taktik olarak Rijkaard'ın gelişiyle beraber 4-3-3 oynamaya çalışan Galatasaray'da en büyük problem defansif taktikle yani kapanan takımlara karşı yaşanıyor. Elbette bir problem varsa öncelikle bunun sebeplerini bulmalı sonra değişik çözüm yolları üretmeli ve bunlardan en akla ve Galatasaray bütçesine uygun olanları seçilip uygulanmalı.
İlk olarak sebeplerden başlayalım. Kapanan rakiplere karşı yapılabilecek değişik varyasyonlar vardır. Biraz da basketbola benzer bu yönüyle futbol. Baskette her zaman aynı şekilde hücum etmen doğru bulunmaz ne kadar o şekilde hücum ettiğinde sayı bulsan da. Bir üçlük denersin, bir pota altını kullanırsın, turnike, ikiye bir... Böylece rakibin savunma dengesini alt üst edersin. Kapanan rakibe karşı da yapılması gerekenler aşağı yukarı bunlara benzer şeylerdir. Oyunu kanatlara yaymak, bek oynayan oyuncuların çıkıp hücuma destek vermeleri, hücumda çizgiye inmek, uzaktan şutlar, verkaçlar, uzun topta hücum oyuncusunun kafa topu alması, çapraz koşular ve adam eksiltmek gibi. Galatasaray şu kadrosuyla çoğu maçta bunların çok azını yapabilmesinin tek bir sebebi var o da orta sahadaki üçlünün yetersizliği. Bol pozisyon üretebilmek için orda oynayan oyuncuların oyunu 2 yönde harika olmasa bile en azından iyi denebilecek seviyede oynaması lazım. Peki elde hangi oyuncular var o bölgede Galatasaray'da? Elano, Mehmet Topal, Mustafa Sarp, Ayhan Akman ve Barış Özbek. Bu oyuncular Elano da dahil olmak üzere oyunu iki yönlü oynamak da büyük problem yaşıyorlar. Elano her savunma yapışında olur olmadık yerlerde rakibe faul aldırtıyor. Mustafa Topal ve Mustafa Sarp savunma yönünde ne kadar iyilerse hücumda da o kadar zayıflar. En basit kanada atılacak 10 metrelik arapaslarını atma riskini bile almaya korkuyorlar. Boşa çıkıp top alma işini sadece kendi yarı sahasının kaleye yakın kısmında yapıyorlar. Adam geçme denen kavramdan zaten mahrumlar. Ayhan da zaten bir formsuzluk var ve ayrıca özellik olarak da sürekli ayakta kalan bir yapısı yok. İkili mücadeleri her halükarda yerde tamamlıyor. Ya faul alarak ya top kaybederek. Barış Özbek en uygun yapı da futbolcu gibi duruyor içlerinde. O da zaman zaman yaptığı gereksiz top kayıpları ve yanlış tercihler yüzünden bir türlü Rijkaard'dan formayı tam anlamıyla kapamadı. Bir de 4-3-3 sisteminde orta sahada oynayan üçlüden en az birinin top kanatlara indirildiğinde ceza sahası içinde mutlaka bulunması gerekir pozisyon bulunması için. Eğer bu sağlanırsa zaten pozisyon bulmakta sıkıntı çekmeyecektir Galasatarasay. Geriden geldiği için demarke pozisyonda kalır oyuncu haliyle kanattan gelen ortaya ya direk vuruş imkanı ya da seken toplarda gol şansı bulur. (bkz. Barcelona'dan Xavi ve Iniesta) Uzaktan şutlar konusunda ise Elano dışında ışık veren yok. Mehmet Topal diye aklınızdan geçecekse Dinamo Bükreş maçında ters ayağıyla attığı güzel ama bir o kadar da şansa gol dışında örnek bulunabilir mi bilmiyorum.
Problemin en büyük sebebi bana göre yazının büyük kısmında anlattığım gibi orta sahadaki üçlüde. Peki arkadaş, Rijkaard gibi bir adam bunun farkına varamayacak kadar yeteneksiz bir teknik direktör mü, değil tabiki. Yazının başında dediğim gibi akla ve "Galatasaray bütçesine" en uygun olan çözüm bu sezon için bu oyuncularla devam etmek oldu. Ama daha sezon ortasında gerçekleşen Musa Çağıran transferinden anlaşılacağı gibi önümüzde transfer sezonu en çok mesai harcanacak bölge burası olacak. Çünkü akla en uygun oyuncuyu bulmak çok kolay ama bütçe konusunda bu bölgenin oyuncuları haliyle el yakıyorlar. Bunların ışığında bu sezon yaşanacak şampiyonluk ne kadar Adnan Polat olağan diye nitelendirse de bence başarıdır. Onun haricinde yaşanacak sonuçlara da açık olunsa iyi olur. Çünkü asıl olağan olan budur!
0 Comments