6 Mart 2010 Cumartesi

Suçlu Kim?

Basın günlerdir Diyarbakırspor - Bursaspor maçını "48 saat kaldı","rövanş bugün" gibi başlıklarla lanse edince bu maç dikkatimi çekti. Ayrıca Bursaspor açısından Diyarbakırspor deplasmanının rakibinde ligde kalma hedefi olduğunu göz önüne alarak zor olacağını düşünmüştüm. Fakat Bursaspor, çıkan olaylar nedeniyle henüz kesin olmasa da 17 dakika sahada kalarak 3 puanı hükmen hanelerine yazdırmış gibi görünüyor. Diyarbakırspor ise kümede kalma yolundaki en büyük rakiplerinden Sivasspor'un evinde kaybettiği haftada böyle bir duruma düştü.

Bu olayları izlerken bu vaziyetin sorumlusunu aradım kendi kendime. İlk yarıdaki maçta Diyarbakırspor sahaya çıkıyor, Bursaspor seyircisi "PKK dışarı." şeklinde tezahüratlar yapıyor. Karşılığında Diyarbakır seyircisi de kendi sahasında İstiklal Marşı'nı ıslıklıyor. Turkcell Süper Liginde 2 takım maç oynuyor ve yaşanan olaylara bakar mısınız. Bir de bu durumdan nemalanmaya, tirajlarını arttırmaya çalışan basınımız var ki evlere şenlik. Maçtan 2 gün önce Diyarbakırspor taraftarının ilk maç sonrasında ne gibi bir reaksiyon vereceklerini tartışmaya bu da yetmezmiş gibi "48 saat kaldı." gibi başlıklarla ortamı germeye endekslemişler kendilerini. Euro 2016 adaylık sürecinde bu maçı izleyen Uefa Türkiye'de bu turnuvanın yapılabileceğini uygun görebilir mi acaba? Mesela Uefa'nın ırkçılığa karşı "No Racism" kampanyası var ve ırkçı tezahürata karşı çok ağır cezalar uygulanıyor. Bizim ligimiz ise karmakarışık ilerliyor. Maçın hakemi Kamil Abitoğlu bile 17 dakika boyunca maçın tamamlanamayacağını bile bile oynatmaya çalıştı. Neden ? Çünkü maçı birisinin kafası yarılmadan iptal etseydi hakemin üzerinde inanılmaz bir baskı oluşacaktı. Diyarbakırspor küme düşecek, seyircisinin umrunda değilmiş gibi davranıyor. Futbol ortamımız bu kadar karmaşık iken, Euro 2016 yı nasıl düzenleyeceğiz?

Share this


0 Comments