Euro 2016 İçin Son Viraj.
Mayıs ayının gelmesiyle birlikte Euro 2016 adaylık sürecimizin son virajına girmek üzereyiz. Adaylar (İtalya,Türkiye,Fransa) mayıs ayı boyunca son kampanyalarını yaparak 28 Mayıs günü ev sahibini belirleyecek olan Uefa'yı ikna etmeye çalışacaklar. Açıkçası Mart 2009'da kesinleşen adaylık sürecinden Mayıs 2010'a kadar Türkiye Futbol Federasyonu bu adaylıkla ilgili başarılı bir kampanya süreci yürütemedi. Zaten daha önceki adaylık süreçlerimizde de yeteri kadar kampanya yapamadığımız için Avusturya - İsviçre ve Ukrayna - Polonya gibi ülkelere kaybetmiştik. Şimdiki rakiplerimiz ise defalarca turnuvalar, organizasyonlar düzenlemiş ve Avrupa'nın en büyük 5 futbol ülkesinden birisi konumunda olan İtalya ve Fransa. Daha önce kaybettiğimiz organizasyonlardan TFF ders almamış olacak ki bu adaylık sürecini de çok kötü yönetti. En başında, maçların oynanacağı 8 şehir seçilirken tamamının batıda seçilmesi ve Trabzon, Sivas gibi büyük şehirlerin 8 şehir arasında yer bulamamasının yanı sıra Uefa Kupası finaline ev sahipliği yapmış ve Türkiye'nin mevcut en iyi stadı Şükrü Saraçoğlu stadının organizasyona dahil edilmemesi gibi sebeplerden zaten kendi ülkemiz içerinde yeterli desteği sağlayamadılar. Ardından yürütülen reklam ve tanıtım sürecinin çok yavaş ilerlediğini görüyoruz. Kendileri de bunun farkına varmış olmalılar ki geçenlerde ard arda çektikleri reklam filmleriyle ve boğaz köprüsüne asılan üzerinde Euro 2016 Türkiye logosunun bulunduğu bayrakla bu işe biraz daha asıldılar. Ancak insan çekilen tanıtım filmlerini izleyince bu turnuva için bir kez daha umutsuzluğa kapılıyor. Bu filmlerin hemen hemen hepsi 15'er saniye uzunluğunda ve oynayan karakterlerin İngilizcesi çok kötü. (Tanıtım filmlerini izlemek için) Özellikle "Let's Drink Rakı Together" videosunun bir apartman balkonunda çekilmesinin anlamını, cezbediciliğini algılamak çok güç. Büyük takımlarımızda oynayan futbolcuların bile Facebook veya Twitter'da on binlerce takipçisi varken, resmi olarak Facebook ve Twitter'da açılan "Uefa Euro 2016 Adayı Türkiye" sayfalarına 25.000 takipçi çıkabilmesi bile insanların bu adaylıktan ne kadar haberdar olduğunu göstermeye yetiyor. Ayrıca Fransızlar turnuvanın 2016 Haziranında müslümanlar için ramazan ayına denk geldiğini belirterek Türkiye'nin bu turnuvayı düzenlemesinin yanlış olacağını belirtmişler. Rakiplerimiz en ufak detaylardan bile kendilerine avantaj sağlamaya çalışırken bizim son derece anlamsız reklam filmleri çekmemiz açıkçası bu turnuva için umutlu olan herkesi hayal kırıklığına uğrattı. Umarız tüm bu olumsuzluklara rağmen 28 Mayıs günü karar verecek olan Uefa'nın seçeceği dosya bizim dosyamız olur ve bu turnuva bize büyük katkılar getirir. Ancak gerek Platini faktörü gerekse bizim yaptığımız yanlışlar bunun aksi yönünde işaretler vermeye devam ediyor.


0 Comments