18 Mayıs 2010 Salı

Türk Futbolunun Devrimi


Sonunda oldu!
Çok tartışıldı, yıllar sonra bir Anadolu takımının bu başarıya erişebileceği...
Yüksek bütçeli İstanbul takımlarının geride bırakılıp şampiyonluk ipinin göğüslenbileceği...
Köhneleşmiş düşüncelerin yok edileceği, tabuların yerle bir edileceği, "haramilerin saltanatının yıkılacağı"...

Söylenenlerin, yazılıp çizilenlerin hiçbiri abartı değil. Gerçek bir devrim Bursaspor'un yaptığı.

En önemlisi de Yılmaz Vural, Erdoğan Arıca gibi teknik direktörlerin "Anadolu takımını şampiyon yapmazlar!" anlayışının ne kadar yanlış olduğunun ve İlhan Cavcav gibi yıllardır 1 ileri 2 geri takım yürütmenin onları bir yere götürmeyeceğinin kanıtlanması, tarihe gömülmesidir. Eğer bir takım sağlam temeller üzerine oturtuluyorsa, nerenin takımının olduğunun bir önemi yok, o takım mutlaka başarıya ulaşacaktır. Tıpkı bursaspor gibi. Artık geçerli görüş budur, bunu sağlayanlar tarihe geçmiştir. Ve Bursa halkı, takımlarıyla ne kadar gurur duysalar azdır. Aslında gururlanması gereken bütün Türkiye'dır, bütün futbolseverlerdir, hangi takımın olursa olsun bütün taraftarlardır. Çünkü bu başarı, ligimizin dışarıdan daha ilgi çekici hale gelmesini sağlayacak, rekabet ve beraberinde de kalite getirecektir. "3 Büyük" olarak adlandırılan kulüplerimizin de artık yapacakları yatırımları, hangi oyuncuya ne kadar para harcayacakları konularında daha dikkatli olmalarını sağlayacaktır. Altyapıdan gelen oyuncularıyla olsun, "bitti" denilerek gönderilen tecrübeli oyuncular arasındaki isabetli tercihlerinde olsun, o kadar düşük bütçeyle o kadar iyi bir kadro kurdular ki, yıllardır bir arada oynayan oyuncular gibi bir uyum sağlanarak -aslolan bu olsa gerek- hak edilen bir başarı kazanıldı.

Ayrıca, Turkcell Süper Lig'de şike, şaibe dedikodularının yersiz tartışmalar olduğu, ligin son haftasında bir kez daha ortaya çıktı. Bahsettiğimiz ucuz düzenbazlıklar sadece spor programlarının yayın akışlarında birer madde olmaktan öteye geçmiyor bu ülkede. Konumlarını buna borçlu olanlar da gün geldiğine hak ettiklerini bulacak, en azından itibarlarını kaybederek inandırıcılıklarını yitirecekler!

Ali tandoğan, Ömer Erdoğan, Tuna Üzümcü, Hüseyin Çimşir, Mustafa Keçeli gibi 4 büyük kulüplerde oynamış oyuncular, bu takımlarda yaşayamadıkları şampiyonluk sevincini Bursaspor'da tatma şerefine eriştiler. Ertuğrul Sağlam ise Beşiktaş'ta antrenörken yaşayamadığı sevinci Bursaspor'da yaşadı. Öte yandan yine, ilk defa şampiyonluk yaşayan ancak bu şampiyonlukta büyük pay sahibi oyuncuların Milli Takım'ın patronu Hiddink tarafından tercih edilmemesi düşündürücü. Adı olan ancak başarısız dönem geçirmesine rağmen Milli Takım forması garanti oyunculara ısrarla şans verilmesine ne zaman son verilecek, merak konusu.

Trabzonspor'un '77 senesinde gerçekleştirdiği çifte kupa zaferinin ardından ilk kez İstanbul takımları bir sezonu kupasız kapattı ve Ağustos ayında oynanacak olan süper kupa ilk kez 2 anadolu kulübü arasında oynanacak. Ayrıca Bursaspor önümüzdeki yıl gruplardan katılacağı şampiyonlar liginde Türkiye'yi temsil eden ilk Anadolu kulübü olma şerefini yaşayacak. Ön eleme maçı oynamaksızın direk gruplara kalacak olan Bursaspor'u birbirinden güçlü rakipler bekliyor. Bu da şampiyonluk sevincinin kısa tutulup hemen kadroyu daha fazla güçlendirmek gerektiğini işaret ediyor. Bursaspor, Sivasspor'un hatasına düşmemeli ve kadroyu sil baştan yaratmamalı. Tabii ki yüksek teklif gelecek olan futbolcuların gönderilerek bu gelirle gidenin yerini dolduracak transferler yapılmalı. Ancak kemik kadro korunarak yeni takviyelerle yola devam edilmeli, "kimseyi göndermeyeceğiz" veya "iyi teklif geldiğinde her futbolcuyu göndeririz" hatasına düşülmemeli.

Bursaspor'un bu başarısı, yukarıda da yazıldığı gibi artık Anadolu takımlarının da şampiyon olabileceğini göstermiş olduğundan, ligde her zaman çekinilen takımların başarıya olan inançlarını kuvvelendirecektir. Kayserispor, Eskişehirspor, Gençlerbirliği, Ankaragücü gibi kulüpler hedef büyüterek zirve yarışına ortak olmaya çalışırlarsa önümüzdeki sezonlarda  bambaşka bir lig bizi bekleyecek.

Share this


0 Comments