10 Mayıs 2010 Pazartesi

Ümit Özat

Lig Tv'nin herhangi bir derbi öncesinde gerçekleştirdiği klasik " Derbi Özel " yayınlarından birisi olan, ilk yarıdaki Fenerbahçe - Galatasaray maç öncesi yayınında yorum yapan konuklardan birisi o zaman Köln Spor Akademisinde antrenörlük eğitimi gören Ümit Özat'tı. Söz hakkı Ümit Özat'a geldiğinde öncelikle kendisine Fenerbahçe'nin sahaya nasıl çıkması gerektiği sorulmuştu ve çok net hatırlıyorum ki ilk dediği söz Christoph Daum'un Gökhan Gönül'ü sağ açık oynatması ve arkasına da Önder Turacı'yı koyması gerektiğiydi. İlerleyen dakikalarda Önder'i savunmanın ortasına çekip takımın gerekirse 3-5-2 ye çevrilebileceği üzerinde de durmuştu Ümit. İşte o zaman ben Ümit Özat'ın boşuna antrenörlük eğitimi aldığına ve kendisinin futbol bilgisinin ne denli düşük olduğuna kanaat getirmiştim bile. Aslında aynı Ümit Özat'ın Fenerbahçe kaptanıyken şampiyonlar liginde çok kritik olan Milan deplasmanında maç 1-1 devam ederken son dakikalarda Kaka'nın top sürerek kendisini çalımlamasına seyirci kalmasında da iyi bir futbolcu olmadığını anlamıştım. Fakat ne yazık ki Fenerbahçe kulübü kendisine 100. Yılda kaptanlık vererek onu hayatında ulaşabileceği en yüksek statüye eriştirdi. Takımda Alex, Van Hooijdonk, Tuncay, Rüştü gibi isimler varken Ümit Özat kaptan yapılmış ve bahsettiğim isimlerin kaptanlığını yapma şerefine erişmişti. Aynı Ümit Özat Fenerbahçe takımından ayrılırken Alex'i bile protesto eden tribünler kendisini 50 bin kişilik alkış yağmuruyla ağlatmış ve yapılabilecek en büyük jestle uğurlamıştı. Şimdi gelelim düne. Ankaragücü - Fenerbahçe maçı zaten 10 gündür gerilmekten keman yayı olmuş bir ortamda oynanırken,  Ankaragüçlü sakat cezalı ne kadar futbolcu varsa sahanın ortasında maç başlamadan galibiyet andı içiyordu. Ortalarında da onları ateşleyen ve Ankaragücü'nün kulübesinde daha önce çıktığı 15 lig maçında yapmadığı hareketleri yapan bir Ümit Özat vardı. Hakeme ettiği yersiz küfürlerden ve tribüne yollanmasından bahsetmiyorum bile. Bir yardımcı antrenör tabi ki takımı için ne gerekiyorsa yapacak, takımı ateşleyecek vs. ancak Ümit Özat'ın dün akşam daha önce hiç bir maçta yapmadıklarını yapmaması tamamen bir garez ve intikam kokuyordu. Fenerbahçe'ye saygısı olmamasını anlayabilirim ancak karşı takımın hocası da bugün nasıl Deniz Barış'ı Bank Asya'da oynaması gerekirken ısrarla Fenerbahçe'de oynattığı gibi kendisini de yıllarca Fenerbahçe'de oynatan ve oynadığı mevkiye transfer yapmayan Christoph Daum. Hatırlatmak gerekirse Daum gittikten sonra yönetim Vederson ve Roberto Carlos'u takıma kazandırmıştı. En azından Daum'a saygı göstermesini beklerdim Ümit'in. Fakat bu adamın Fenerbahçe takımıyla alıp veremediği ne bilemiyorum ancak kendisine acilen çeki düzen vermesi gerekmekte. Aksi takdirde Fenerbahçe tarihinde kaptanlık yapan futbolcular arasında en sevilmeyen futbolcu ünvanını kimselere kaptırmayacak.

Share this


0 Comments