1966'dan 2010'a...
Ömer Üründül'ün deyişiyle ilk yarı "çok enteresan bir maç" izledik. İlk 32 dakikadaki oyunuyla İngiltere'yi darmadağın eden Almanya, o dakikaya kadar kaçırdıklarını da gol yapsa oyunu 2-0 yerine 4 veya 5-0 yapabilirdi. Daha önce, kupa öncesi yaptıkları hazırlık maçlarında dahi İngilizlerin oyunu kontrolleri altına alamadıklarından ve kadrolarının favori gösterilecek kadar iyi olmadığından bahsetmiştik . Bu maçta da zaten organizasyon sıkıntısı çeken İngilizlere, Upson'un savunmada ağır kalışı ve partneri Terry'le yaşadığı uyumsuzluk da eklenince ilk yarı boyunca savunmanın arkasına atılan her top Almanlar için David James'le karşı karşıya kalmak için yeterli oldu. Bu toplardan doğan pozisyonlarda Mesut ve Klose henüz maçın başında net fırsatlardan yararlanamadılar. 20. dakikada Neuer'in kalesinden yolladığı uzun top bile sorunlu İngiliz savunmasının ardına asist olmak için yeterliydi. Klose'de bunu affetmedi. İkinci gol ise hazırlanışı bakımından, Almanların İngilizlerden daha organize olduğunu kanıtlamak için yeterliydi. 37. dakikada Upson'ın ilk goldeki hatasını telafi edercesine attığı gol Almanları biraz sarstı. Bu bocalama sürecinden faydalanan Lampard'ın kale çizgisini 1 metre geçen güzel golünü ise yardımcı hakem Espinoza yedi. Bu pozisyon akıllara 1966 finalinde İngiltere adına Geoff Hurst'un Almanya'ya attığı tartışmalı gol kararını getirdi ve Espinoza'nın görmediği bu gol için "66'nın intikamı" şeklinde yorumlar yapıldı.
1966 yılında bu pozisyonda gol kararı veren Tevfik Behramov 2010 yılında nasıl bir karar verirdi bilinmez ama yapılan hakem hatalarının, aradan geçen 44 yıla rağmen hala futbolun en çok tartışılan unsurlarından biri olduğu gerçek. Maçın ardından İngiliz medyasının yazdığı, Avrupa Ligi'nde uygulanmaya başlayan çizgi hakemlerinin Dünya Kupasında da yer alması gerektiği fikri tartışılabilir. Ancak o hakemlerinde 2 metre önünde yaşanan pozisyonlarda dahi hata yapabileceğini Galatasaray - Atletico Madrid maçında gördük. Birde video görüntülerinden yararlanılması fikri var ki şahsen ben buna hiç sıcak bakmıyorum. Bilindiği üzere tenis, basketbol vs. gibi bazı sporlarda hakemler video görüntülerinden yardım alarak karar verebiliyor. Fakat bugün hala dünya üzerinde en çok sevilen ve üzerine günlerce tartışmalar yapılan yegane sporun futbol olduğu bir gerçek. Ve bugün aradan yıllar geçmesine rağmen dünya hala Tanrı'nın eli'ni, 1966 Dünya Kupası Finali'ni tartışıyorsa hakem hatalarının da futbolun bu kadar sevilmesinde ve tartışılmasındaki payı göz ardı edilemez bir gerçek.
Klinsmann'la başlayan Löw'le devam eden Almanya yapılanması en büyük meyvelerinden birini bugün aldı. Disiplinli takım oyunu oynayan İngiltere'ye göre daha mütevazi olan Almanya kadrosu, kendilerine göre daha dengesiz İngiltere kadrosu karşısında bulunca çok rahat bir oyun sergiledi. Son yıllarda kendisini destekleyenleri hayal kırıklıklarına alıştıran İngiltere'de bu turnuvanın ardından büyük ihtimalle İtalya ve Fransa gibi yeniden yapılanmaya gidecektir. Öncelikli olarak da bu takıma güvenilir bir "1" numara yaratmak şart. David James'in şu maçta kurtardığı top yok. Birde artık ellerindeki futbolculara gerektiği kadar değeri vermeyi öğrenmeliler. Defoe, Barry, Milner, Upson Premier Lig'de kaliteli işler yapıyor olabilir, ancak bu oyuncular kesinlikle Dünya Kupasını kazanmak için yeterli değil. Ancak yine de her turnuva öncesi bu tarz oyuncular hakkında İngiliz basını "Büyük Oyuncu" şeklinde haberler yaparak bir bakıma onlara "gaz" veriyor. Beklentiler büyük olunca hayal kırıklıkları da olması gerekenden çok fazla oluyor ve her turnuva İngilizler için ayrı bir hüsran olmaktan öteye geçemiyor. Almanlar ise her turnuvada kendilerinden pek fazla bir şey beklemeyenleri yanıltıyor ve çaktırmadan en az çeyrek finale çıkma başarısı gösteriyor. Anlaşılan Lineker'in yanıldığını görmek için biraz daha zamana ihtiyacımız var.



0 Comments