Gözlerimiz Yollarda Kaldı!
Liglerin tatile girdiği tarihler, basın için kısır bir dönem olma özelliği taşır. Maç yorumları, tartışmalı pozisyonlar, takımlara ve futbolculara yönelik eleştiriler, bilinçli çıkarılan polemikler vs. bitince, elde okunmaya değer, haber niteliği taşıyan en önemli şey transfer olur.
Yeni sezon kadrosunu oluşturma adına seferberlik ilan eden takımları, basın adım adım takip eder, gelişmeleri anında okuyucusuna aktarmaya çalışır. Gerçekten ilgilenilen oyuncuların haberlerinin basına sızması sayesinde futbolseverlerin gelişmeleri takip etmesinin sağlanmasının yanında, bir de öyle asparagaslar vardır ki, her dönem olduğu gibi bu saçmalıklara şu anda da fazlasıyla maruz kalmış durumdayız. Bir yandan Türk takımlarını tercih etmeyecek kadar üst düzey oyuncuların transferlerinin “an meselesi” olduğu söylenirken, diğer yandan yıllardır ikna edilmeye çalışılan ama bir türlü gelemeyen oyuncular gazete sayfalarını tekrar tekrar işgal ediyorlar.
“Ben istediğimi getiririm” iddiası, basını azdırıyor olabilir! Bazen öyle isimler telaffuz ediliyor ki, artık insana “bu kadarı da yeter” dedirtiyor. Bazen de sanki, başka oyuncu kalmamış gibi bütün takımlar aynı oyuncuya kilitlenmiş şekilde gözleri başkasını görmüyor basınımızdan aldığımız bilgilere göre.
Bugünlerde de Ronaldinho ismi telaffuz edilmeye başlandı. İlk kez duymadığımız bu transfer, bir dönem dünyanın en iyisi olarak gösterilen Ronaldinho’nun eski görüntüsü ve popülerliğinden uzaklaşmasından dolayı daha cesurca dillendiriliyor. Fakat Ronaldinho, Barcelona’daki üst düzey perfomansı ve iki kez üst üste dünyanın en iyisi seçildiği dönemde de Türkiye’ye geliyordu!
Nevarki spor basını, içinde bulunduğumuz bu transfer döneminde sansasyonel isimler yerine daha çok yine yıllardır kapısına köle olunan futbolcuları yazmayı tercih ediyor.
Örneğin Kanoute, Fenerbahçe-Sevilla eşleşmesinden sonra her fırsatta gündemde kendine yer buluyor. Baptista da her an Türkiye’ye gelmeye hazır olduğunu söylüyor ama sevenlerin kavuşması bir türlü gerçekleşemiyor. Sadece birkaç isim de değil gündeme getirilen, her sene Henry’den Guti’ye, Kuranyi’den Halil-Hamit kardeşlere, Vagner Love’dan daha niceleri gelip geçti ligimizden!
Sözü edilen transferler “kesinlikle yapılamayacak” denilenemez tabi ki. Çünkü çok kaliteli isimleri izledik ligimizde. Yine, yeni isimleri izlemeyi herkes de arzu edecektir. Ancak ortalıkta her sene aynı isimleri dönüp dolaştırmak ve dünyanın en iyi takımlarının vazgeçilmez oyuncularını gündeme getirmek biraz komik oluyor. Burada basınımızın yaptığı, liglerden uzak kalınan böyle dönemlerde –Dünya Kupası dolayısıyla en azından Türkiye liginden-doğruluğu şüpheli haberler yazıp satın alınmak, okunmak uğruna yalan söylemektir.
Basınımıza bir de sitemde bulunmak gerekir. Yine yıllardır Türkiye’ye geldi-geliyor denilen ve İstanbul takımlarını birbirine düşüren Morientes, bu sefer neden haberler arasında yok? Oysa yalan bile olsa kendisini transfer haberleri arasında görmek, onun için yaşanan kavgayı izlemek, hayatlarımıza renk katıyor, gülümsetiyordu bizleri!

0 Comments