Trt - Vuvuzela - Üründül üçgeni...
Dünyanın en büyük kupası başladı ya, iki keyif yapalım, oturup maçları izleyelim, futbol görelim dedik ama nerden bilelim ki başımıza bunların geleceğini. Önce Vuvuzela çıktı ortaya. Yahu tamam gelenektir, Güney Afrika'yı temsil ediyordur, vs. vs. ama bizde zurna çalarken öyle düzensizce çalmıyoruz ki o aleti. Adamlar maç boyunca vuvuzela'nın canını çıkarırcasına üflüyorlar. Bu alet yüzünden ne sahadaki oyuncular ne de TV'den maçı izleyenler oyundan bir şey anlamıyor. İş sadece Vuvuzela ile sınırlı kalsa iyi. Birde bu kupayı Türkiye'de izleyenler için ekstra bir eziyet daha bekliyormuş meğerse. Trt 1 spikerleri ve alan daraltma ustası Ömer Üründül işbirliğiyle maç anlatımı eziyeti. Aman tanrım o nasıl bir eziyettir öyle. Sadece 2 gün ve 5 maçta yaptıkları sayısız hatalarla Dünya Kupası yayınının bir daha asla Trt'de olmaması gerektiğini bizlere bir kez daha kanıtladılar. İzleyenler mutlaka denk gelmişlerdir. Özellikle maçı anlatan spiker değişse de futbolcu isimlerinde yaptıkları telaffuz hataları değişmedi ve bu yanlışlar herkesi çileden çıkarttı. Şimdilik aklıma gelen Aguero'ya Aguera, Di Maria'ya Di Mario, Onyewu'ya Onweyu, Gourcuff a Gürkuff, Bocanegra'ya Bocanegro ve Aiyegbeni ye Aybenyegi gibi telaffuz hataları daha iki günde yapıldı. Belki göz ardı edilebilecek sıradan bir hata gibi görünüyor ancak turnuva boyunca Aguero'ya Aguera denecek olması insanın sinirini bozmaz mı...Ayrıca birde Levent Özçelik'in anlattığı Uruguay - Fransa maçı esnasında Özçelik'in Domenech'in Fransa teknik direktörlük koltuğunda kalıp kalmayacağının bu turnuvaya bağlı olduğunu söylemesi de bu zincire eklenebilir. Oysa ki Dünya Kupasının ardından Fransa'nın başına Laurent Blanc'ın geçeceği daha önceden açıklanmıştı. Sadece bu bile Trt'nin Dünya Kupasına ne kadar hazırlandığını göstermek için yeterli.
0 Comments