31 Ekim 2010 Pazar

Geçici Yapılanma


Futbol oynamadan aldığımız Almanya ve Azerbaycan yenilgilerinin ardından çok eleştirildi Hiddink. Aldığı paranın hakkını veremediği, Türkiye Ligi'nde oynanan maçları yeteri kadar takip etmediği şeklinde tenkitler aldı. Değişim için geldiğini söyleyip, hala Nihat, Tuncay, Halil gibi futbolculardan neler beklediği soruldu. Geçtiğimiz hafta Türkiye'de 3 günde 3 lig maçı takip etti Hiddink. Kadroda değişiklikler yapacağının sinyallerini verdi açıklamalarında. Bu hafta içi de Almanya'ya giderek Freiburg forması giyen ve bana göre en büyük ihtiyacımız olan stoper mevkiimizde yıllarca başarıyla görev yapabilecek olan Ömer Toprak ve Bayern Münih'li Mehmet Ekici'yi Türk Milli Takımı forması giymesi için ikna etti. Ardından da Arsenal - West Ham United ve Portsmouth - Nottingham Forest maçlarını takip etmek amacıyla İngiltere'ye geçti ve bu takımlarda forma giyen Jem Paul Karacan, Gökhan Töre, Nadir Çiftçi, Oğuzhan Özyakup ve Yılmaz Aksoy'u da Türk Milli Takımını seçmeleri için ikna etmeye çalışacağını belirtti. 17 Kasımda oynanacak Türkiye - Hollanda hazırlık maçında da kadroda büyük değişiklikler görecek ve bu oyunculardan bir çoğunu sahada göreceğiz. 

Hiddink'in başlattığı bu yeni aşı tutar mı tutmaz mı bunu zamanla göreceğiz, ancak biz hala sorunun kaynağını çözememiş görünüyoruz. Milli takıma seçilen oyunculara ve teknik direktöre kesilen fatura öncesinde kulüplerimize kesilmeli. Mevlüt Erdinç, Hamit Altıntop, Sinan Bolat, Halil Altıntop, Nuri Şahin, Mehmet Aurelio ve değişen kadroya adapte olacak oyuncularla birlikte milli takımdaki yurtdışı altyapısı kökenli futbolcularımızın sayısı bir hayli artacak. Bu durum futbola ayıracak bütçesi olmayan ve sömürgeleşen Afrika ülkeleri için normal olabilir ancak kulüplerimizin bütçeleri ve ülkemize getirdikleri yabancı futbolculara ödenen bonservis bedelleri göz önüne alındığında Türk futbolunun altyapıdan futbolcu çıkaramıyor ve her kriz döneminde gurbetçi futbolcuların tercihlerine başvuruyor olması çok acı. Artık Türk futbolunu yönetenlerin suçu biraz da kendilerinde aramalarının vakti geldi de geçiyor. Altyapılarımız milli takıma futbolcu yetiştireceğine ya adam kayırıyor, ya yetenek harcıyor. Ardından Eylül ayında Avrupa'da iki kulüp temsilcimiz kaldığında veya Azerbaycan'a kaybettiğimizde faturaları hep antrenörlere kesiyoruz. Önce kendi kendimize sormalıyız. Her zaman Hiddink, Löw, Aragones, Tigana, Del Bosque, Rijkaard... mı suçluydu... Yoksa günü kurtarmak için 35 yaşında futbolcu transfer eden, yılda 3 kez teknik direktör değiştiren yönetimler mi?

Share this


0 Comments