İstikrarsız Trabzonspor

Geçen hafta oynanan Trabzonspor-Beşiktaş maçı her iki takım taraftarı için de heyecanlı geçti. Kaçan pozisyonlar, çizgiden çıkarılan toplar, sarı ve kırmızı kartlar, verilmeyen fauller derken güzel bir maç oldu. Herkes Şenol Güneş’in çaldığı mayanın tutmasını konuşurken; Trabzonspor takımının ne kadar dengesiz bir takım olduğu, alınan sonuç ve parlayan yeni bir yıldıza gösterilen ilginin gölgesinde kaldı. Bir önceki hafta tel tel dökülen takıma ne olmuştu da acaba böylesine yüksek düzeyde mücadele edebilmişti Beşiktaş karşısında? Sorunun cevabı Trabzonspor’un neden yıllardır şampiyon olamadığını da açıklığa kavuşturacak nitelikte. Bu takımda oyuncu kalitesi var, alternatif var, oyun anlayışı var ama motivasyon en büyük problem. Şenol Hoca taktiksel açıdan kendisini epey geliştirmiş olsa da, oyuncuları her maça aynı oranda konsantre edemiyor. Takımdaki dalgalanmaların ana sebebi bu aslında. O yüzden istikrar sağlanması mümkün değil ve gelecek hep karanlık. Oysa şampiyon olmak uzun bir maratonda tempolu koşmayı gerektiriyor. Trabzonspor’da maalesef bu yok. Bu seneki Sivas maçında 6 atan takım kendi evinde Manisa’dan 3 yiyor ve sonrasında Beşiktaş’a kök söktürüyor. Futbolcular hemen ben oldum, ben piştim havasına giriyorlar. Şenol Hoca da hangi biriyle uğraşacağını şaşırıyor doğal olarak. Beşiktaş maçının ilk yarısında çok şımarık tavırlar sergileyen Yattara’yı oyundan almakla ne kadar yerinde bir hareket yaptıysa; bekleneni veremeyen oyuncuları da kızağa çekerek aynı yerinde hareketlerine devam edecektir. Hiç sahne alamayan yıldızlar Alanzinho ve Jaja artık ilk fırsatı değerlendirmek zorunda. Teofilo attığı gollerin tesirinde kalmış olacak ki; artık pozisyonları cüretkâr bir şekilde harcayabiliyor. Kalede Onur güven verse de özellikle son dakikada yaptığı tecrübesiz hareket hala tam hazır olmadığının göstergesi. Savunmada Egemen her zamanki gibi mücadeleci, solda Cale önünde sol açık olmadığı için tek başına kalıyor, orta sahadaki Colman eski günlerini aratıyor. Sağ bekte Serkan denen makine ilerde geride canhıraş bir şekilde mücadele ederken, ilerde Engin’in ısıran futbolu ve Selçuk’un akıl dolu pasları Trabzonspor adına iyiye işaret.
Herkesin bolca konuştuğu Mustafa’ya gelirsek, onun için dönüm noktasıydı. Ya kötü bir performansla yalnızlığa demir atacaktı ya da üzerine düşeni yapıp ilerisi için umut verecekti. Peki, o ne yaptı? Elbette beklenilenden fazlasını. Defans oyuncularının gol atması fazladan bir durumdur. Zira mühim olan defansif görevlerini yerine getirmektir. Ama Mustafa attığı golden ziyade heyecanına yenik düşmeyerek iyi bir performans sergilemiş ve ilerisi için umut vermiştir. Sadece topları biraz daha olumlu kullanmayı maç tecrübesiyle edinmesi gerekli.
İyi futbol oynayan bir Trabzonspor istikrarı yakaladığı vakit karşısına kim çıkarsa çıksın devirecektir. Sezon sonunda da şampiyonluğa hasret kalmış şehir, muradına erecektir.
Tuncay Taşkın
0 Comments