Kumar Tutmadı..
Berlin'de A Grubunun düğümünü çözecek iki maçtan ilkinin oynanmasından önce, yapılan basın toplantılarında basının merak ettiği iki soru, Almanya cephesi için Mesut'un gol atması halinde sevinip sevinmeyeceği, Milli Takımımız cephesinde ise Nuri Şahin'in ilk 11 başlayıp başlamayacağıydı. Anlaşılan bu kritik maç öncesi herkes bu iki oyuncu üzerine odaklanmış, geriye kalan yirmi oyuncunun kim olacağı, nasıl performans sergileyeceği konularında kafa yorulmuyordu. İlk 11'ler açıklandığında eminim ki futbola az çok ilgi duyan, maç başlamadan kafasında maçı oynamaya başlayan kim varsa, Guus Hiddink'in çıkardığı ilk 11'e şüpheyle bakmıştır. İlk olarak dikkatimi çeken ise sol kanat oldu. Sabri'nin sol beke çekilmesi ve Hamit'in sol açık oynayacak olmasına şüphe ile baktım. İkinci olarak orta sahayı kalabalık tutarak oyunu tutmayı amaçlayan bir kadroyu sahaya süren Hollandalı teknik adamın, takımı süratli bir şekilde rakip yarı alana taşıyacak oyuncusuz bir 11'le başlamasına anlam veremedim. Nuri, Aurelio, Emre, Özer, Hamit beşlisinin pas trafiğini sonuçlandıracak bir oyuncu göremedim. Halil Altıntop'un mevcut özellikleriyle Almanları kontra atakla yakalama şansımız hemen hemen yok gibiydi. Ayrıca Hamit'in orta sahada oynadığında boş alanları değerlendiren özelliği çok iyi bilindiği halde, Hiddink'in onu ters ayağıyla sol çizgiye mahkum etmesini ve Hamit'ten neredeyse sıfır verim alabilmemizi anlayamadım. Dolayısıyla maçı bu 11 ile kazanma şansımızın çok düşük olduğunu öngörerek tek şansımızın eğer gol yemezsek 1 puan çıkarma şansımız olduğuna maç öncesinde kanaat getirdim.
Maç başladığında da orta sahadaki beşlimiz onlara verilen görevi çok iyi bir şekilde yapmaya başladı ve ilk 10 dakikayı yüksek pas yüzdemizle başarılı bir şekilde geçtik. Ardından bana göre maçın kırılma anı geldi ve Aurelio sakatlanarak oyundan çıktı. Herkes Aurelio'nun yerine Selçuk İnan'ın girmesini beklerken yine anlayamadığım bir sebeple Hiddink, Tuncay'ı Aurelio'nun yerine oyuna sürdü. Bu değişiklik hem milli takımın düzenini hem de orta sahanın defansif gücünü bozdu. Nuri, Özer, Hamit ve Tuncay dörtlüsü Alman orta sahası karşısında defansif açıdan çok zayıf kaldı. Bozuk takım düzenimizin yanına Ömer Erdoğan, Özer Hurmacı, Halil Altıntop gibi oyuncuların formsuzluğu ve Sabri ve Hamit'in alışık olmadıkları yerde oynama dezavantajı eklenince Milli Takım tamamen oyundan düştü ve ilk yarının sonlarına doğru Klose boşta kalan topu ağlara gönderdi.
Maç başladığında da orta sahadaki beşlimiz onlara verilen görevi çok iyi bir şekilde yapmaya başladı ve ilk 10 dakikayı yüksek pas yüzdemizle başarılı bir şekilde geçtik. Ardından bana göre maçın kırılma anı geldi ve Aurelio sakatlanarak oyundan çıktı. Herkes Aurelio'nun yerine Selçuk İnan'ın girmesini beklerken yine anlayamadığım bir sebeple Hiddink, Tuncay'ı Aurelio'nun yerine oyuna sürdü. Bu değişiklik hem milli takımın düzenini hem de orta sahanın defansif gücünü bozdu. Nuri, Özer, Hamit ve Tuncay dörtlüsü Alman orta sahası karşısında defansif açıdan çok zayıf kaldı. Bozuk takım düzenimizin yanına Ömer Erdoğan, Özer Hurmacı, Halil Altıntop gibi oyuncuların formsuzluğu ve Sabri ve Hamit'in alışık olmadıkları yerde oynama dezavantajı eklenince Milli Takım tamamen oyundan düştü ve ilk yarının sonlarına doğru Klose boşta kalan topu ağlara gönderdi.
İkinci yarıya başlarken Hiddink'ten bir hamle yapmasını ve en azından sol kanattaki ters ayaklı oyuncularımızın durumlarına bir çözüm bulmasını bekledim. Ancak o müdahale gelmedi... Maçın sonlarına doğru beraberliği sağlayabilme adına oyun disiplininden koptuğumuzda ise 2 ve 3. golü kalemizde gördük ve böylece bana göre Almanlar çok iyi bir oyun oynamamalarına rağmen farklı bir galibiyet almış oldu. Biz ise maçtan önce merak ettiğimiz soruların cevabını almış ve rahatlamış olduk!
-Nuri Şahin maça ilk 11'de başladı!
-Mesut gol attı, ama sevinmedi!


0 Comments