8 Ekim 2010 Cuma

Ağır Yenilgi



Aslında millilerimizin maça kötü başladığını söylemek pek doğru değil. Önde basmaya, ayağa top yapmaya ve bu şekilde pozisyon bulmaya çalışan bir milli takımımız vardı. Fakat zaman geçtikçe yanlış oyuncu tercihlerinin de etkisi ile birtakım konsantrasyon eksikleri de buna katılınca, malesef ki milli takımımız bana göre bir hezimete uğramıştır. Maça bakıldığında hiçbir oyuncumuzun tam olarak kapasitelerini yansıttığını düşünmüyorum. Bununla birlikte Almanya da çok parlak bir görüntü çizmedi. Fakat Almanya'nın doğru zamanda doğru işler yapması bizi yıkmaya yetti. Tarihi bir farktan döndük diyebilirim.


Taktiksel değerlendirmeyi bir kenara bırakırsak, Türk Milli Takımı için başarılı olmak Avusturya, Kazakistan, Belçika ve Azerbaycan takımlarını yenmek demek değildir. Eğer biz Almanya gibi üst düzey bir takımı yenebiliyorsak başarılı sayılabiliriz. Artık "Allah, Allah" ve "Hücum" nidalarıyla futbol oynamak pek bir avantaj sağlamayacak gibi! Asıl olan sistem ve bir oyun mantalitesidir. Umarım ki, en yakın zamanda sağlam bir takım karakteri ediniriz.


Maçtan önce çok konuşulan diğer bir konu ise Mesut Özil'di. İşte efendim neymiş, gol atınca sevinecek miymiş? Bırakalım bu işleri, bugün sevinmedi fakat sevinseydi ne olacaktı? Futbol bir eğlencedir, bir felsefesidir ve de tercihlere saygı duyulması gerekir. Bize düşen bir Türk olarak Mesut Özil'e saygı duymak ve de onun başarısından ötürü gurur duymaktır. Milli takımımıza başarılar diliyor ve de özlemini çektiğimiz güzel başarılara ulaşmayı ümit ediyoruz.

Share this


0 Comments