Türkiye'nin Hayalet Sporları: 1 - Tenis
Türkiye'deki insanların spor deyince akıllarına ilk gelecek olan spor dalı futboldur! Bunun dışındaki bir spor hemen hiç itibar görmemiştir bu zamana kadar. Son dönemde, televizyon başından ayrılmadan izlediğimiz 12 Dev Adam'la birlikte basketbolu hayatımıza katsak da bunu, Dünya Şampiyonası'nın bitmesiyle aynı hızda çıkarmak çok da zor olmadı. Çünkü basketbolu bir alışkanlık haline getiremeden kaybettik. Voleybol ile ilgili tek bildiğimiz şey voleybol milli takımımıza verdiğimiz addır.
"Filenin Sultanları“
Bununla ilgili bir anket yapsak 10 kişiden futbol, basketbol, voleybol dışında spor dalı söyleyebilecek kişi sayısı 2-3’ü geçmeyecektir!
Bu nedenle burada unutulan sporları irdelemeye, insanlara tanıtmaya çalışacağız.
Futbol, basketbol, voleybol... Hepsi takım sporları. Bunun dışında bireysel olarak yapılan sporlar da ilgi görmeyi fazlasıyla hak ediyor. Tenis de bunlardan bir tanesi. Temeli sağlam olan tenisçiler yetiştirirsek bu dalda yeni bir dönem başlatabiliriz. Aslında bu başlamış da olabilir!
Futbol, basketbol, voleybol... Hepsi takım sporları. Bunun dışında bireysel olarak yapılan sporlar da ilgi görmeyi fazlasıyla hak ediyor. Tenis de bunlardan bir tanesi. Temeli sağlam olan tenisçiler yetiştirirsek bu dalda yeni bir dönem başlatabiliriz. Aslında bu başlamış da olabilir!
Tenis Türkiye'de görünmez bir spor dalı. Türlü başarılarımız var ama bilmiyoruz. Marsel İlhan teniste Dünya sıralamasında 96. sırada bulunuyor. Bu sporcumuz Dünya'nın en iyileriyle karşılaştı. Tarihler 20 Eylül 2010'u gösterdiği gün Marsel, Banja Luka Challenge Turnuvası'nda şampiyon oldu. İpek Şenoğlu ITF Turnuvası çift bayanlarda finale yükseldi. Türk tenisçilerimiz bu başarıları elde ederken futbol haberlerini eksiksiz yayımlayan haber kanalları, bu başarılardan bahsetmedi bile. Teniste ilerleyebilecek potansiyele sahibiz ama farkında değiliz. Tenisin ilgi çekebilmesi için kurslar açılmalı, kortlar yapılmalı, 5 haftalık eğitimden sonra öğretmen sıfatıyla para kazanan sözde tenis öğretmenlerinin önüne geçilmeli, tenisi gençlerimize tanıtmak amacıyla okullarda sunumlar yapılmalı, medyamızın Türk tenisçilerimizin başarılarını yayımlamalı vb... Burada en büyük pay medyaya düşüyor... Saatlerce bir kutuya bakmaktan sıkılmayan halkımız, bu başarıları ancak o baktıkları televizyonlardan öğrenebilirler.
O zaman burada kısa bir tenis tanıtımı yapalım, bu sporun yalnızca adını duyan veya hiç anlamamasına rağmen bir-iki maç izlemiş olanlara:
Öncelikle tenisin küçük yaşlarda başlanması gereken bir spor olduğu söylemek gerekir. Küçük yaşlarda kazanılan alışkanlıklar gelecekte bu sporu ilerletebilmek adına kolaylık sağlayacaktır. Teniste duruşlar, vuruşlar, raketi tutuş, refleksler çok önemlidir. Bunlar ne kadar çabuk aşılanırsa o sporcunun ilerde imza atacağı başarıların sayısı o kadar artar. Yaşın yanında eğitim alınacak yerlerin de iyi seçilmesi gerekir. Özellikle öğretmenler çok iyi olmalıdır. 5-6 günlük kurstan geçip sadece backhand(sol el) ve forehand(sağ el) vuruşları bilen, raketi sadece sallamakla programlanmış insanların ders vermesi kurs alan öğrencilerin bu sporu yanlış ve tekniksiz öğrenmelerinin yanında sakatlanmalarına da neden olabilir. Yani sorun yine bir konunun önemsenerek ele alınmayıp buradan nasıl kolay yoldan köşe dönülebilir anlayışına geliyor. Marsel İlhan ve İpek Şenoğlu’nun başarıları inşallah tenisin fark edilmesinin, bu spora yönelmenin ve başarılı sporcuların yetişmesinin yolunu açar.
Öncelikle tenisin küçük yaşlarda başlanması gereken bir spor olduğu söylemek gerekir. Küçük yaşlarda kazanılan alışkanlıklar gelecekte bu sporu ilerletebilmek adına kolaylık sağlayacaktır. Teniste duruşlar, vuruşlar, raketi tutuş, refleksler çok önemlidir. Bunlar ne kadar çabuk aşılanırsa o sporcunun ilerde imza atacağı başarıların sayısı o kadar artar. Yaşın yanında eğitim alınacak yerlerin de iyi seçilmesi gerekir. Özellikle öğretmenler çok iyi olmalıdır. 5-6 günlük kurstan geçip sadece backhand(sol el) ve forehand(sağ el) vuruşları bilen, raketi sadece sallamakla programlanmış insanların ders vermesi kurs alan öğrencilerin bu sporu yanlış ve tekniksiz öğrenmelerinin yanında sakatlanmalarına da neden olabilir. Yani sorun yine bir konunun önemsenerek ele alınmayıp buradan nasıl kolay yoldan köşe dönülebilir anlayışına geliyor. Marsel İlhan ve İpek Şenoğlu’nun başarıları inşallah tenisin fark edilmesinin, bu spora yönelmenin ve başarılı sporcuların yetişmesinin yolunu açar.
İpek GÜRHAN

0 Comments