22 Kasım 2010 Pazartesi

GELİN ARMA SEVGİMİZLE BU YÖNETİMİN OYUNLARINI TAMAMEN DEVİRELİM


Bu da neydi be,  gururum ve de onurumun ayaklar altına alınması mı desem, türlü türlü hikayeler ve de çeşit çeşit insanlar mı. Bu gece içmeyeceğim de ne zaman içeceğim bu dünyada.  Yazık demek bile, bunu beklemek ve de söylemek bile en tatlı iltifat bu tabloya. Her ama her gün eriyorum, damla damla kaybediyorum, beynim ve de tükenip de giden hüccrelerim, yaşlanan bedenim, yavaş yavaş gevşeyen kemiklerim, bedenim mi hayatta, tek tek tükeniyorken kim var isyanda, bunun adı ne, bunun ismi ne, bunun da her sonuç gibi göğsünü gere gere sahiplenecek sahipleri bizlere bile en ağırından da koruyanın varlığı olmasa sonucun dahi tesellisi, takdirin tecellisi.

Benim her şeyimi aldınız, tükettiniz sömürdünüz, şimdi inandığım onca değer ve de kimsesiziz, terketmedi desem de sevdan bizi artık terketmiş çoğu futbolcunu bile. Böylesi terkedilişlerde 34. Saniyelerde öylesine yalnızdım ki, yer yarılabilecek kadar duyarlı oldu ama ben içine girebilecek kadar güç bulamadım. Dünyanın bir sonumu vardı, biz hala terapilerden çıkamadık, hayatın bir anlamı mı vardı onu da elimizden aldınız, adımı bile söylemeye utanıyorum şuan, beklemediğim değil tamamen beklediğim ve hayal ettiğim gibi oldu,  buna rağmen bu  satılmışlığın, süper lig kulübü oynamaya bu lige misafirliğe gitmişliğin, aciziyetin, gafletin, ihanetin göz göre göre haftalardır ardında kala kala alışmış ve de bekler olsak da bu sonucu,  ağır geliyor hem de çok ağır, en basit oyunun ve en karaktersiz dizilişin karşısında susmak, delirmemek, çıldırmamak, ayaklanamamak, bu dengenin tümüne baş kaldıramamak,  bir tek istifa bile görememek, neresinden kim tutarsa tutsun.  İlahlar bizi korudu 10 luk olmamamız adına, acıdı!

Neresini  anlatayım, hangisi yaşadığım acı ve duyduğum aşktan daha büyük olabilir ki. Ruhu olan susar ve efendice hesap bile vermeden, kulübü onlarca trilyon borç batağında bırakıp gider. Biz ruhumuzla bu ligde tutarız bu takımı. Hesap sormaktan da geçtik, gözümüzü yukarı kaldırıp acaba daha ne suçumuz ve de günahımız kaldı bedeli ödenecek diye yakardığımız.  Gitmeyecekler vampir gibi emmeye devam edecekler son ümidi olanın ümidi bitene tükenene kadar.  Yöneticilik oynamaya devam edecekler, kavgalar edecekler sözde, gidin o stadı da diker bu taraftar oraya parasız pulsuz maçını da oynatır orda, kahvedeki Palamut Erhan bile dikerdi o stadyumu, cebinden çıkarırdı hepinizi, Rambo bile savaşırdı gücünün son damlasına kadar. Bir tane bile onurlu olanınız yok mu aranızda? Mehmet Bektur kadar bile onurunuz yok mu, o ilk terkedip kaçandı,  nereye kadar, amatöre düşene kadar mı kalacaksınız emeceksiniz kanımızı, umutlarımızı, hayallerimizi, gidin bir erkeğin kendisine en derin yakıştıracağı şeyi yapın kalkın ve gidin daha fazla oynamayın gelceğimizle, Seyit’inden, Şeref’ine, Dolma’sından, Bektur’una, Çeliker’inden Çakmasına artık bırakın terk edin bize sevdamız ve aşkımızı amatör ruyalarda da olsa bırakın ve gidin. Futbol bir oyun ama bu insanlar ve de taraftar oyuncağınız değil.

Güneşli bir gün değil, yarın sağanak, fırtınalı bir hava var. Bizi armamızın şerefiyle, şanıyla, onuruyla bırakın. Gelin taraftarın nasıl ileriye taşıyacağını bu kulübü öğrenin!!! Bizi bize bırakın, daha fazla rezil etmeyin kendinizi, daha fazla çirkinleştirmeyin bu iktidar ve erk çabasını, gelin de halkınızın, hor görüp her fırsatta saldırdığınız taraftarınızın sizlerin yapamadıklarını inanç ve aşk ile nasıl gerçekleştirdiğine kendi gözlerinizle tanık olun, gelin sizler de sıradan birer insan olarak o tribünlere girerek bir tarfatar olun, bırakın Fenerbahçe derneklerini, Beşiktaş sevdalılarını burnunuzun dibinde asıl halkınızı, asıl aczi ve asıl sevdayı göremeyen İstanbullar’da kendini arayan bu dengeden gelin Buca’nın büyüsüne teslim olun, sistemin, tffnin, iktidarın,muhalefetin, mafyanın korkularını bırakın da aramıza gelin artık. Bu günleri unutmadık, tek tek tarihe yazacağız çocuklarınızın utancını düşünün ve gelin sizleri 5-2 leri bile devirebilen ümitlerimizle tanıştıralım, yeter artık bir tanenizin dahi olmadığı bir gelecekte sizler ister karşımıza dikilin, ister ardımıza geçin gelin size anlamanızın imkansız olduğu o değerleri önce bir öğretelim....

Kimse özüne, halkına ve armasının büyüklüğüne inanmayan kişilerden yalancı kurtuluş reçeteleriyle kendini boşuna oylamasın. Tek çıkış yolu var o da halkımızla bütünleşip sonuna kadar direnmek...

Share this


0 Comments