Guti Hernandez ve Futbolun Psikanalizi (Penaltı)
guti hernández
Futbolun psikanalizini yapabilmeniz çok önemlidir. Özellikle teknik adamlar ve futbolcular sağlıklı ve net analizleri doğrultusunda olumlu sonuçlara ulaşabilirler. Guti Hernandez dün oynanan Kasımpaşa müsabakasında son dakikada kazanılan penaltı öncesi skoru 1-1 e taşıyan takımı adına galibiyeti getirecek golü atmak için topun başına ilerledi. O mu attı, attırdılar mı? Bilemiyorum inanın. Kaçırdığı bir penaltı var. Adeta golden sonra hakem maçın o skorla biteceğini ilan etmek üzereydi.
Dünya futbolunda genel olarak penaltı atışlarını en klas, inanılmazı başarmak adına tüm yeteneğini kullanan oyuncular kullanmaktalar. Oyuncunun psikanalizini yapmak adına en önemli sınavlardan biridir penaltı. Büyük bir heyecan ve çoşku vardır sonunda, bir futbolcunun gol ile burun buruna olduğu andır. Dünkü müsabakada galibiyeti golden saniyeler sonra tescillenen düdük çalınacakken Quaresma'nın UEFA Avrupa ligi ön eleme müsabakasında kaçırdığı penaltı akıllardayken, Guti de aynı kaleye kullandığı penaltıyı kaçırdı. Bu sezon o kaleye Beşiktaş takımının kullandığı ve kaçırdığı ikinci penaltı atışı oldu. Sonucunda kendilerini seven taraftarları üzülerek her futbolcu gibi dersler çıkarttı gelecek adına, takım olgusu adına, Kasımpaşa müsabakasını çevirememek adına büyük bir sınav verildi, Porto'yu yenmesine ramak kalmışken bu puan kaybı hiç beklenmeyen iki farklı dünyadaki mücadele gibiydi.
Dünya futbolunda genel olarak penaltı atışlarını en klas, inanılmazı başarmak adına tüm yeteneğini kullanan oyuncular kullanmaktalar. Oyuncunun psikanalizini yapmak adına en önemli sınavlardan biridir penaltı. Büyük bir heyecan ve çoşku vardır sonunda, bir futbolcunun gol ile burun buruna olduğu andır. Dünkü müsabakada galibiyeti golden saniyeler sonra tescillenen düdük çalınacakken Quaresma'nın UEFA Avrupa ligi ön eleme müsabakasında kaçırdığı penaltı akıllardayken, Guti de aynı kaleye kullandığı penaltıyı kaçırdı. Bu sezon o kaleye Beşiktaş takımının kullandığı ve kaçırdığı ikinci penaltı atışı oldu. Sonucunda kendilerini seven taraftarları üzülerek her futbolcu gibi dersler çıkarttı gelecek adına, takım olgusu adına, Kasımpaşa müsabakasını çevirememek adına büyük bir sınav verildi, Porto'yu yenmesine ramak kalmışken bu puan kaybı hiç beklenmeyen iki farklı dünyadaki mücadele gibiydi.
Futbolda en olmazları yapan, zorlayan ve yaratıcılık adına yapılan yatırımların adı olan Quaresma tarzı ekoller penaltı vuruşların başına geçtiklerinde bir gerçek ile karşı karşıya kalıyoruz, konsantrasyon eksikliği. Topun başına geçtiğinde duygularına hakim olman, kalecinin psikolojisi ile senin psikolojinin arasında savaş, aklında "gol olursa kendimi kanıtlamış olacağım", "dünyalar benim olacak" gibi düşünceler gelip giderken şansın da etmenleriyle topu ağlarla buluşturmak ya da buluşturamamak. Genelde Guti ve Quaresma tarzı duygusal futbolcular kullanıyor penaltı atışlarını dünyada. Simge isimler olmaları, marka olmaları ve kendilerinden beklenilen rahatlıkla gole dönüştürebilecekleridir. Müsabakalar içerisinde Quaresma'nın da zaman zaman rakipleri ile en ufak bir zorluk derecesi artan sert mücadelede beklenmedik ataklar ile didişmesi, sürekli oyun kurmak için beynini yorarak maç içinde inişli çıkışlı anlar yaşayıp özgüveni attığı iki isabetli pas ya da kötü pas ile değişen Guti'nin performansı Beşiktaş'a doğru soruyu sormakta yanıltıyor. En zor işleri en akıl almaz şekilde başarmak, gösteri yapılması, sanat icra etmeleri, akrobasi için bakıldı Alex ve Quaresma'lara. Doğru soru ise şu Fabian Ernst? Bakmamız gereken isim Fabian Ernst, sakin, dengeli, basit işleri basit konsantrasyon ile en mantıklı şekilde yapan bir dengeye sahip. En olması gereken hareketleri en olması gereken anlarda çok basitçe yapabildiği için sürekli vazgeçilmez bir savaşçı. Duygusal değil, maç skoruna göre performansını yükseltip düşürebilecek kadar akıllı, sakin ve Alman ekolünün tam anlamıyla ilk akla gelmesi gereken penaltıcısı. Bir yıldız oyuncu olarak anılmıyor olabilir. Oyun temposu ve karakteri bu tarz vuruşları onun yapmasını gerektiriyor.
Beşiktaş, herkesin gol atmak için motive olduğu bir müsabakadan puan kaybıyla ayrıldı. Düşüncelerin skordan farklı olması, kurgunun ve kadronun rotasyonu aynı zamanda da psikolojik olarak desteklenmesi gereken bir oyun düzenine sahip. Psikolojik çöküş içerisinde olan ve yaşadığı sakatlıklar ile eski görüntüsünden uzak olan Nihat, özgüven aşılanması gereken İsmail, Necip, Erman, üzerindeki stresi bir türlü atamamış Guti, "acaba mı" dedirten anlarda savaşıp oyunu değiştirmesi adına heran ne yapacağı kestirilemeyen Q7, futbol hayatı ve yaşantısında genel bir iniş çizgisine ilerleyen Holosko, kalecileri, iniş çıkışlı tempoda bazen çok klas goller atan bazen anlaşılmazları kaçıran Bobo... Aynı ruh yapısına, aynı çıkış çizgisine, aynı oyun tecrübesi ve özgüvene, aynı mücadele hırsına, aynı oyun anlayışına, aynı adalete odaklanamamış futbolcuları ayrı ayrı ruh halleriyle her maç değişen kadrosuyla her hafta ilginç sonuçlar almaya devam etmekte. Takım Porto maçına çok iyi motive olurken, kupa maçı, Kasımpaşa maçı, Manisa maçlarında bu motivasyonu göremedik. Kimi futbolcular kendini kabul ettirmek, kimileri kanıtlamak, kimileri formayı almak, kimileri "yürüsem de forma benim" mantığıyla psikolojik olarak oturtulması ve aynı dengeye çekilmesi gereken ortak bir dünya olmadıkça UEFA finaline de gidebilecek, galibiyeti olmayan Kasımpaşa'ya da yenilebilecek bir soru işareti.

0 Comments