Komünist Futbolcu Farkı
Bursaspor tarihinin ilk şampiyonlar ligi macerasında düştüğü zorlu grubun, mağlup edilmesi en güç takımı Manchester United'a yine sürpriz olmayan bir şekilde kaybetti : 0-3.
Ancak bu sefer yine farklı skora rağmen daha mücadeleci ve daha fazla pozisyona girerek daha fazla şut çekerek ve gole daha fazla yaklaşarak mağlup oldu. Skor ne olursa olsun Bursa'nın dünkü teslim olmayışı kesinlikle küçümsenemez. Maç hakkında bunları söylerken dikkat çekilmesi gereken bir başka nokta var ki, endüstrileşen ve gün geçtikçe daha çok kapitalistleşen futbolun "zengin köleleri" olan futbolculardan pek göremeyeceğimiz bir olaya tanık olduk.
Bursa'nın "sıra dışı" olarak tanıtılan ancak bir dünya görüşü ve felsefesi olan futbolcusu Ivan Ergiç, yine farkını ortaya koyan bir harekette bulundu.
Bursa'nın "sıra dışı" olarak tanıtılan ancak bir dünya görüşü ve felsefesi olan futbolcusu Ivan Ergiç, yine farkını ortaya koyan bir harekette bulundu.
Grupta iddiasını sürdürmek adına belki de son şans olan Manchester United karşılaşmasında taraftar desteğinin çok önemli olduğunu düşünen Ergiç, kendi cebinden yaklaşık 20 bin TL harcayarak aldığı 630 adet bileti, maça gelmeye maddi durumu müsait olmayan taraftarlara dağıttı. Daha önce rastlanmamış bir örnek değildir belki, yalnızca futbolcunun, futbolundan çok önceliğini maddiyata vermesi, "daha fazla, daha iyi performans" yerine, "daha fazla, daha iyi maaş" beklentisine sürüklemesi karşısında, böyle bir olaya en son ne zaman tanık olundu, hatırlarda bile kalmamıştır herhalde.
Futbolcuların bol sıfırlı mevduat hesaplarının yanında, bu çok önemsiz bir miktar gibi görülebilir. Ancak zaten kişiliğiyle, yaşamdan maddi olarak bir beklentisi olmayan haliyle bilinen Ergiç'in yerinde başka bir futbolcu olsaydı, "taraftardan bana ne" diyerek 20 bin TL'ye kol saati, altın kaplamalı telefon alabilir veya kim bilir bir gecelik eğlence masrafını çıkarabilirdi! Ergiç'in amacının ise yalnızca daha güzel futbol oynamak ve izletmek olduğu açık.
Henüz çok gençken düşlenemeyecek mülk ve yatırım geliri elde eden futbolcuların bir anda kendilerini kaybetmelerine, kişiliklerinin değiştiğine, bunun futbollarına yansımalarına fazlaca tanık oluyoruz. Futbolcunun istense de harcanamayacak boyuttaki bu zenginliği hak edip etmedikleri ayrı bir tartışma konusu, ancak özellikle genç futbolcuların Ergiç'ten öğreneceği çok şey var.
Futbolcuların bol sıfırlı mevduat hesaplarının yanında, bu çok önemsiz bir miktar gibi görülebilir. Ancak zaten kişiliğiyle, yaşamdan maddi olarak bir beklentisi olmayan haliyle bilinen Ergiç'in yerinde başka bir futbolcu olsaydı, "taraftardan bana ne" diyerek 20 bin TL'ye kol saati, altın kaplamalı telefon alabilir veya kim bilir bir gecelik eğlence masrafını çıkarabilirdi! Ergiç'in amacının ise yalnızca daha güzel futbol oynamak ve izletmek olduğu açık.
Henüz çok gençken düşlenemeyecek mülk ve yatırım geliri elde eden futbolcuların bir anda kendilerini kaybetmelerine, kişiliklerinin değiştiğine, bunun futbollarına yansımalarına fazlaca tanık oluyoruz. Futbolcunun istense de harcanamayacak boyuttaki bu zenginliği hak edip etmedikleri ayrı bir tartışma konusu, ancak özellikle genç futbolcuların Ergiç'ten öğreneceği çok şey var.

0 Comments