Ayrımcılığın Başkenti İzmir ve Başsemti Buca -1-
İzmir'in oturmuş dengeleri arasında sıyrılmaya çalışan bir ilçe, henüz alt ve üst yapısını istenilen seviyelere çıkaramamış temelleri olan... İzmir'de 3. bölge olarak anılan, dünyanın "3. dünya" söyleminin sınırlarını kendi derinliklerine yaşayan, seçimden seçime hatırlanan bir ilçe. Buca'da sabırla yaşamak derin bir aşk gerektirir. Buradaki kültürü almış olan insanların sabrı bir hayli gelişmiştir. Evlerine metro ile dönemezler, henüz doğalgaz çalışmaları ya da kablo tv uygulamaları ilçeyi donatmamıştır, alternatif çevre yolları üretmeye kalkan zihniyetlerin önü kesilir, büyük projeleri devamlılık arz eden şekilde cezalandırılır. İzmir siyaseti çok farklı derinlikler taşımaktadır.
Ankara'nın İzmir'e olan yatırımsızlığı, İzmir şehrinin basiretsizliği ve İstanbul'un tüm ülkeyi sömürme düzeni ardından kan kaybeden değerleriyle her alanda geri gitmiş, çarpık kentleşmiş, sanayileşememiş, limaları durgunlaşmış, dev otelleri uzun yıllar körelmiş, turizmin beşiği olmasına rağmen anlamsız şekilde İzmir, görünmeyen dengelerin kurbanı olmaya yüz tutmuştur. Siyasal açıdan baktığınızda İzmir halkının genel düşünceleri ülkedeki komploların hepsini toplasanız dahi daha derin bir çok noktayı içeren olaylarıyla anlatılan cezalandırılmanın tepkimesi olarak öngörülmektedir.
İzmir'i tanımayan ya da son yirmi senesinde İzmir'e gelen ya da yirmili yaşlar içerisinde olan tüm hemşehrileri, geçmişini bilemedikleri İzmir dinamikleri ve temelleri açısından bu tepkili duruşu anlamsız ve de saçma bulabilirler. Çünkü İzmir'in geçmişini, naifliğini, ülkenin değişilmez güzelliklerini taşıyor olmasını, İstanbul ile dahi kıyaslanmayan tercih edilşini, kültürünü, sakinliğini, denizinin temizliğinden, şehrin nefeslenişine, havasının temizliğine kadar ne denli güzel bir kent olduğundan bihaber olan kitleler İzmir'in neden tepkili bir siyasal duruşu olduğunu çözememekteler. Her ne yapılırsa yapılsın İzmir şehri ülkenin İstanbul şehri ile kafa kafaya her alanda dengeleri belirleyen bir zeminine sahipken birdenbire içi boşaltılmaya başlanır, göçler almaya başlar, işletmeleri yavaş yavaş tökezlemeye başlar, özelleştirilen emekli sandığına ait Efes oteli on beş yıla yakın harabe şekline döndürülene dek dev otellerle birlikte fakirleştirilir, havası değişmeye, varoş yapılanmaları temellenmeye ve halkı yorulmaya başlar, trafik sorunu artar, yatırımların önü kesilir, birileri İzmir'i cezalandırırken İzmir de Buca'yı cezalandırır bir şekilde. Otuz sene öncesinde yirmi binin çok az üzerinde olan nüfusu günümüzde yüz binlerle ölçülmektedir. Hasanağa bahçesindeki buzpateni pisti kapatılır, Bornova'ya taşınır, hipodrom gelirlerine el konulur, ülkenin en eski istasyonu özel Fransız mozaik işlemeleriyle bezeli zemini ile Buca İstasyonu birden bire Buca-Alsancak seferlerine kapanır, talep olmasına ve dolu dolu seferler düzenlenmesine karşın günde 2 vesaite düşürülen sefer sayıları da çok görülerek iptal edilir. Şimdi Alsancak'tan kalkan hızlı İzmir Banliyo'su güzergahının tam aksine Halkapınar'a gider, Bornova yönünden gelen yolcusunu ya da Üçyol'dan gelen yolcusunu alır, Şirinyere istikametine devam eder.
Buz pateninde olduğu gibi, hipodrom gelirlerinde olduğu gibi, yine Buca halkı cezalandırılır, zaman ilerlerken elindeki 15 dakikada Buca'dan Alsancak'a gitme şansını da kaybeder Buca halkı! Sanırız yirmi sene kadar sonra metroya kavuşacaktır, Alsancak'tan kalkan tren Halkapınar'a gider ve makinist en arkasından en önüne trenin yer değiştirerek geldiği istikamete devam etmek maksadıyla yön değiştirir, bu kadar da terstir ve de yavaşlatır Şirinyer'e giden ve oradan gelen banliyoya Halkapınar... Maksat Bornova'daki insan rahat etsin Buca'daki insan eziyet çeksin. Bunun dışında Buca'ya getirilmeye çalışılan çevre yolunun da önü kesilir. Buca Gölet mevkiine açılması planlanan safari park Sasalı'ya doğal yaşam parkı adı altında projesi çalınarak yaptırılır. Stadyumu yapılır ve birçok engele takılır. Anlat anlat bitmeyecek bir trafik keşmekeşi yaşamaktadır Buca'da yaşayan insanlar. Şu an İzmir'in en büyük belediyesi konumundadır ancak metrosu dahi enson aşamada götürülen bir 3. bölgedir. İzmir dersler çıkartamadığı İstanbul sömürüsünden, beyin göçlerinden ötürü son yıllarda İzmir'de ne bir sanatçı yetiştirir oldu ne de siyasetçi. Tüm bunların aksine daha da içe kapandı, daha da kutuplaşmaya başladı, daha da kırgınlaşmaya, daha da sertleşmeye başladı, eskisi gibi olmayan ve bozulan demografik yapı bile siyasi tabanını bölemedi İzmir üzerindeki. Birçok insan dışarıdan baktığı zaman İzmir halkının genelini çok derin, aydın ve sağlam temelleri olan, okuyan, kültür seviyesi çok üst düzeyde bir zeminde haya leder. Gerçekleri öyle mi? Malsesef ki değil. Tüm dışlanılan etmenlerine rağmen derslerini doğru çalışamamış İzmir dışladığı Buca ilçesi ile barışmaktan ise, medyası ve kurumlarının derinliklerin içten içte fesat bir çatışma içerisine girebilmektedir dönem dönem. İzmir Türkiye'nin okur yazar oranı en yüksek ilçesinin Buca'sının farkına varamamıştır henüz. Buca Ahmet Piriştina dahil, Cemil Şeboy, M. Ali Susam, Işılay Saygın, Ercan Tatı gibi birçok siyasetçi yetiştirmiş, sportif alanda Avrupa'da dereceler kazanan bir ilçenin ülke süper ligine çıkan takımının, üniversiteler ile bezeli Buca'sının karşı konulamaz yükselişinin hala önünü kesmek adına elinden geleni yapmaktadır. O kadar farklı bir işleyişi vardır ki Buca halkının tüm ülkede tek örnek olarak gösterilen siyasi duruşu dahi an gelir t
am tersine yarabilir. Nedeni de çok açıktır. Yeni değerler, temeller, altyapılar, üst yapılar ile İzmir şehrinin geleceğini açacaklarına İzmir siyasetinin İzmir dışında tanınmayan yönleri ile hala bir şey üretememektedirler. Bu kutuplaşmaları okuyamamaktadırlar.
am tersine yarabilir. Nedeni de çok açıktır. Yeni değerler, temeller, altyapılar, üst yapılar ile İzmir şehrinin geleceğini açacaklarına İzmir siyasetinin İzmir dışında tanınmayan yönleri ile hala bir şey üretememektedirler. Bu kutuplaşmaları okuyamamaktadırlar. Bu şehrin kendisini kenetleyecek bir itici güce ihtiyacı bulunmaktadır. Siyasi açıdan demiyorum, sosyal açıdan kenetlenmesi gereken bir şehirdir İzmir, Buca'sının, Karşıyaka'sının, Güzelyalı'sının, Bornova'sının Balçovasının her bir bölgesinin tırmanması ve ilerlemesi ve projelerinin engellenmemesi gereken, kültüre, sanata, siyasete, spora yönelerek bilim ve üniversiteleriyle ışık tutması gerekmektedir elindeki gücü kullanmayı bilmelidir ilk öncesinde de barışmalıdır ve kucaklaşmalıdır, geçmişiyle, geleceğiyle!!!
Güzel bir İzmir adına düşüncelerimizi söylemek istiyoruz, genel yazımızın ilk bölümü burada sona ermektedir....
Güzel bir İzmir adına düşüncelerimizi söylemek istiyoruz, genel yazımızın ilk bölümü burada sona ermektedir....

0 Comments