1 Kasım 2010 Pazartesi

Schuster'i Gönderme Merakı

Beşiktaş dün akşam Sivasspor karşısında zor bir galibiyet elde etmişti. İnönü Stadı'ndaki maçta, henüz 23. dakikada Bobo ve Necip'in golleriyle 2-0 öne geçen Beşiktaş'ın rahat bir maç çıkaracağı ve kolayca farka gideceği düşünülmüştü. Ancak Beşiktaş, son yirmi dakikaya girilirken yediği golle sıkıntıya girmiş ve son dakikada kalesinde yaşadığı tehlikede direkte patlayan topun ikinci vuruşta boş kaleye gönderilememesiyle üç puan kıl payı kurtarmıştı.

Maçtan sonra Schuster, "Sivas'ın son dakikadaki pozisyonu gol olsaydı, şu an farklı şeyler konuşuyor olurduk" deyince basın bu açıklamanın "kafaların karışmasına" sebebiyet verdiğini yazmış! Birkaç kötü sonuçtan sonra çok değil, yalnızca bir ay öncesine kadar göklere çıkardıkları Alman teknik adamı yerin dibine sokmaya, istifa ettirmeye veya geçmişte defalarca tanık olduğumuz bu polemikler üzerinden beslenmeye meraklı medya, her söylemden bir ima çıkarmak için mücadele veriyor.

"Sadeece 3 puan bizi sevindirdi. Maça iyi başlamak istiyorduk. İlk gol ve ikinci golden sonra ise kontrolü elimize almaya çalıştık. Ama ikinci yarı tam tersi oldu. Sivas oyuna hakim olurken onlara pozisyon vermeye başladık" şeklinde samimi açıklamalar yapan Schuster, belli ki medyanın sonuca göre yorum yapmasına değinmek istemiş, bir golün gazete sayfalarında tümüyle değiştirecek olacağına işaret etmiş. Fakat bir kulübün yönetiminden, tribününden, yani asıl sahibinden önce istifa çağrıları yapmaya alışkın olan medya Schuster'i kaşla göz arasında göndermeye niyetli.

Görülmemesi istenen gerçek ise, 3 büyükler dışındaki takımların geçmiş sezonlardan daha üstün bir başarı gösteriyor oldukları ve bu sebeple İstanbul takımlarının maçlarını eskiden olduğundan daha çok kazanmak zorunda olduklarıdır. Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray arasında puan ve futbol bakımından dağlar kadar fark olmamasına rağmen, Galatasaray'ın teknik direktörlük koltuğuna Hagi'nin gelmesi ve Fenerbahçe'nin teknik direktörü Aykut Kocaman'ın ilk haftalara nazaran daha istikrarlı gözükmesi dolayısıyla hedef olarak Schuster belirlenmiştir. Alman teknik adam, fazlaca gördüğümüz birkaç başarılı sonucun ardından yapılacak "dahi" yakıştırmalarına veya kendisine yapılan saldırıların modası geçene kadar medyanın yakasından kurtulamayacaktır. Sabretmesi lazımdır!..

Share this


0 Comments