Hakan Şükür Çevre Katliamına Ortak mı?!

İktidara yakınlığı bilinen Hakan Şükür'ün, aktif futbolculuk dönemi sonrası yaşamı dikkat çekmeye devam ediyor.
Son zamanlarda AKP milletvekili adayı olacağı, olası yeni AKP iktidarında ise spordan sorumlu devlet bakanı veya en kötü ihtimalle federasyon başkanlığına getirleceği yüksek sesle bile dillendirilmeye başlandı. Cemaate yakın olmanın nelere kadir olduğunu her geçen gün daha iyi görebiliyoruz.
Üstelik kendisine TRT'de proğram başına 14 bin lira da ödeniyor. Bunu sorgulayanlara ise devletin kanalında küfürlerle yanıt veriliyor...
Ancak hepsi bu kadar mı? Değil elbet.
En son referandumda "evet" kampanyasıyla AKP'ye destek olan Hakan Şükür'ün, partiye ve hükümete hizmeti karşılıksız bırakılmamış ve kendisine HES lisansı verilmiş. O da bu lisansları devrederek “çantacılık" yaparak emeksiz, alın terisiz para kazanma yoluna girmiş.
Peki kim diyor bunları?
Açıklıyalım.
CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın yanıtlaması istemiyle, eski futbolcu Hakan Şükür'ün HES ve RES lisanları aldığı ve bunun ticaretini yaptığı iddialarına ilişkin soru önergesininde bunlar yer alıyor.
Öztürk’ün TBMM Başkanlığı'na sunduğu soru önergesinde şunlar yer alıyor:
“Enerji alanının serbest piyasaya, özel sektör eline bırakıldığı bilinmektedir. Enerji sektöründeki Hidroelektrik santrali (HES), Rüzgar Elektrik Santrali (RES) lisans ticareti yapıldığı iddia edilmektedir. Bu çerçevede HES ve RES lisansları verildiği ve bu lisansların daha sonra başka kişilere devredildiği iddia edilmektedir. Sektörde çantacılık diye tabir edilen lisans ticaretinin yaygın olduğu söylenmektedir. Bu anlamda da eski futbolcu Hakan Şükür’ün Hidroelektrik Santrali (HES) ve Rüzgar Elektrik Santrali (RES) lisansı ticareti ile uğraştığı, HES ve RES lisanslarının pazarlanmasına aracılık ettiği, kendi adına ya da başkaları adına lisans alıp, daha sonra bu lisansları pazarlamaya çalıştığı enerji sektöründe yaygın olarak dile getirilen iddialardır. Bu çerçevede;
1- Eski futbolcu Hakan Şükür’ün kendi adına ya da başkaları adına HES ya da RES santrali lisansları aldığı iddiaları doğru mudur?
2- Eski futbolcu Hakan Şükür’ün lisans devirlerinde aracılık yaptığı lisans ticaretiyle uğraştığı yönündeki iddialar doğru mudur? Bu konuda Bakanlığınıza ulaşmış herhangi somut bir bilgi var mıdır?
3- Bu iddialar doğruysa Hakan Şükür’ün kendi adına ya da yakınları adına verilmiş HES veya RES lisanslarının sayısı nedir? Bu santraller nerelerdedir?
4- Bu iddialar doğruysa Hakan Şükür’ün lisans almasında siyasi iktidara yakınlığının bir etkisi var mıdır?
5- Hakan Şükür’e lisans verilmesinde amaç yatırım yapmak mı, yoksa ruhsat ticareti yapılarak sanal ortamda para kazanmak mıdır?
6- Enerji sektöründeki HES ve RES santralleri konusunda lisans ticareti yaygın mıdır? HES ve RES lisansları verilirken göz önüne alınan kriterler nelerdir?
7- Yaygın ise, lisans ticaretini engellemek için Bakanlık olarak herhangi bir önlem almayı düşünüyor musunuz?”
Şükür hakkındaki iddialar az buz değil.
Bir yanda din iman diyeceksin, diğer yandan da iddalar doğru ise tüyü yetmemiş insanların parasını yiyeceksin!
Eğer gerçek böyle ise 'ters köşe ailesi' olarak bize düşen bir tek söz var.
Zehir zıkkım olsun!
Son zamanlarda AKP milletvekili adayı olacağı, olası yeni AKP iktidarında ise spordan sorumlu devlet bakanı veya en kötü ihtimalle federasyon başkanlığına getirleceği yüksek sesle bile dillendirilmeye başlandı. Cemaate yakın olmanın nelere kadir olduğunu her geçen gün daha iyi görebiliyoruz.
Üstelik kendisine TRT'de proğram başına 14 bin lira da ödeniyor. Bunu sorgulayanlara ise devletin kanalında küfürlerle yanıt veriliyor...
Ancak hepsi bu kadar mı? Değil elbet.
En son referandumda "evet" kampanyasıyla AKP'ye destek olan Hakan Şükür'ün, partiye ve hükümete hizmeti karşılıksız bırakılmamış ve kendisine HES lisansı verilmiş. O da bu lisansları devrederek “çantacılık" yaparak emeksiz, alın terisiz para kazanma yoluna girmiş.
Peki kim diyor bunları?
Açıklıyalım.
CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın yanıtlaması istemiyle, eski futbolcu Hakan Şükür'ün HES ve RES lisanları aldığı ve bunun ticaretini yaptığı iddialarına ilişkin soru önergesininde bunlar yer alıyor.
Öztürk’ün TBMM Başkanlığı'na sunduğu soru önergesinde şunlar yer alıyor:
“Enerji alanının serbest piyasaya, özel sektör eline bırakıldığı bilinmektedir. Enerji sektöründeki Hidroelektrik santrali (HES), Rüzgar Elektrik Santrali (RES) lisans ticareti yapıldığı iddia edilmektedir. Bu çerçevede HES ve RES lisansları verildiği ve bu lisansların daha sonra başka kişilere devredildiği iddia edilmektedir. Sektörde çantacılık diye tabir edilen lisans ticaretinin yaygın olduğu söylenmektedir. Bu anlamda da eski futbolcu Hakan Şükür’ün Hidroelektrik Santrali (HES) ve Rüzgar Elektrik Santrali (RES) lisansı ticareti ile uğraştığı, HES ve RES lisanslarının pazarlanmasına aracılık ettiği, kendi adına ya da başkaları adına lisans alıp, daha sonra bu lisansları pazarlamaya çalıştığı enerji sektöründe yaygın olarak dile getirilen iddialardır. Bu çerçevede;
1- Eski futbolcu Hakan Şükür’ün kendi adına ya da başkaları adına HES ya da RES santrali lisansları aldığı iddiaları doğru mudur?
2- Eski futbolcu Hakan Şükür’ün lisans devirlerinde aracılık yaptığı lisans ticaretiyle uğraştığı yönündeki iddialar doğru mudur? Bu konuda Bakanlığınıza ulaşmış herhangi somut bir bilgi var mıdır?
3- Bu iddialar doğruysa Hakan Şükür’ün kendi adına ya da yakınları adına verilmiş HES veya RES lisanslarının sayısı nedir? Bu santraller nerelerdedir?
4- Bu iddialar doğruysa Hakan Şükür’ün lisans almasında siyasi iktidara yakınlığının bir etkisi var mıdır?
5- Hakan Şükür’e lisans verilmesinde amaç yatırım yapmak mı, yoksa ruhsat ticareti yapılarak sanal ortamda para kazanmak mıdır?
6- Enerji sektöründeki HES ve RES santralleri konusunda lisans ticareti yaygın mıdır? HES ve RES lisansları verilirken göz önüne alınan kriterler nelerdir?
7- Yaygın ise, lisans ticaretini engellemek için Bakanlık olarak herhangi bir önlem almayı düşünüyor musunuz?”
Şükür hakkındaki iddialar az buz değil.
Bir yanda din iman diyeceksin, diğer yandan da iddalar doğru ise tüyü yetmemiş insanların parasını yiyeceksin!
Eğer gerçek böyle ise 'ters köşe ailesi' olarak bize düşen bir tek söz var.
Zehir zıkkım olsun!

0 Comments