26 Aralık 2010 Pazar

Hido Geri Döndü!


Nba'deki başarılı temsilcimiz Hidayet Türkoğlu, bir süredir gittiği takımlardaki gerek sistem gerek rotasyon farklılıklarıyla kendinden bekleneni bir türlü veremiyor, basketbolseverleri hayalkırıklığına uğratıyordu. Fakat öyle bir takas gerçekleşti ki, tam 6 oyuncu yer değişti ve bunlardan biride Hido'ydu.

Soluğu önemli başarılar elde ettiği eski takımı Orlando Magic'te alan Hido, sisteme ne kadar alışık olduğunu takastan sonraki çok zorlu ve önemli rakiplere karşı oynanan iki maçla ortaya koydu. Magic'in oynadığı bu son iki maç hem takastan sonraki dönem, hem de Nba'deki rakiplerine mesaj verme anlamında önemliydi. San Antonio Spurs'u 123-101'le geçip ardından da son finalisti geriden gelip 86-78 mağlup ederek bu yıl yine zirvenin en güçlü takımları arasında olacağının sinyallerini verdi.

Dün akşam 21.30'da  Amway Center'da konuk ettiği güçlü rakibi Boston Celtics karşısında maç boyunca skor anlamında geri de kalan Orlando'da ayakta kalan başta Hido ve Brandon Bass oldu. Hido gittikçe yükselen performansına devam ederken 16 sayı 4 rbaund 4 asistle maçı tamladı. Takımın en skoreri Brandon Bass ise 21 sayı 9 ribaundla tamamlayarak Hido'yla birlikte gecenin kahramanı oldu. Jameer Nelson, kaydettiği 11 sayının 8'ini son çeyrekte bulup, takımının geriden gelmesine önemli katkıda bulundu. Gecenin silik ismi ise Dwight Howard'tı. Skor anlamında katkı veremese de pota altını karartıp Boston'lu oyunculara kolay sayı imkanı tanımadı. Boston'da ise müthiş deneyimli ve skorer oyuncular maçı uzun süre önde götürse de Orlando'nun kazanma hırsı maça damgasını vurdu diyebiliriz. K.Garnet, P.Pierce, R.Allen ve S.O'neal gibi yirmi bin sayı barajını aşmış tecrübeli kurtlar, Magic'in son çeyrekteki enerjisine ve atletizmine cevap veremeyince mağlubiyet kaçınılmaz oldu. Bu arada Boston'da, Rondo'nun olmaması nedeniyle Nate Robinson gibi egosu yüksek ve sistemin dışında oynamayı seven bir oyuncuyla hücüm yapmak zorunda kalındı. Rondo'nun yokluğu pota altına gönderdiği beklenmeyen asistlerle rakibin guardını düşüren Boston'un pota altındaki etkiniğini yitirmesine neden oldu.

Gecenin en önemli maçı ise Batı yakasında L.A.Lakers-Miami Heat arasında oynandı. Türkiye saatiyle 00.00'da başlayan bu mücadele sadece ABD'de değil, tüm dünyada merakla bekleniyordu. Basketbolseverlerin, "Kobe mi Lebron mu" sorusuna yanıt aradığı mücadelede Lebron 27 sayı 11 ribaund  10 asistle geceye damhasını vurup kariyeindeki 33. triple-double'ını yaptı. Yıldızlar topluluğu Miami'de D.Wade 18 sayı 5 ribaund 6 asist, C.Bosh 24 sayı 13 ribaund 2 asistlik performansı ile double-double yaptılar ve farklı galibiyetin baş mimarı oldular. Peki, bu kadar çekişmeli ve zorlu geçmesi beklenen bu maçta 96-80 lik Miami galibiyetini getiren önemli etkenler ne olabilirdi?

İlk öncelikle şunu belirtmek isterim ki gerek Türkiye'de, gerek A.B.D basınında maçın en etkili faktörü iki takımın pota altı mücadelesi olacağıydı. Tüm Nba'de pota altındaki en etkili oyuncuların başında gelen Pau Gasol, dün gece farkı yaratan etmen olarak beklenirken, dünkü oyunda pasif olması, bırakın sayı atmayı hiçbir hücum organisyonunda ne bir üçgen oyun ne de bir ikili oyunda boy gösterdi. Tabi bunda uzun zamandır pivot rotasyonunda sakatlıklar çeken Lakers'ta alternatifsiz şekilde 40 küsür dakikalar oynamanın getirdiği yorgunluk da çok önemli bir faktör. Buna karşın rakip Miami'de C.Bosh kendisinden beklenmedik seviyede pota altında agresif olunca, henüz maçın başında ibre Miami'ye döndü. Kobe ise yüzdesiz başlayınca şut ritmini çok geç yakaladı. Tabi bu arada da Miami oyuna ağırlığını koyup adeta "Bu sene Nba'de zirve benim" diye bağırdı.

17 sayı 8 ribaund ve 3 asistle Gasol, yine 17 sayı 6 ribaund ve 7 asistle Kobe takımının en etkili oyuncuları oldu. L.Odom un 14 sayı 9 ribaundluk katkısı da galibiyete yetmedi.
Taner Bekar

Share this


0 Comments