10 Aralık 2010 Cuma

İlklerin Efendisi Marsel İlhan!

Tenisin yeni keşfedilen bir spor dalı olduğu ülkemizde, tenisle profesyonel olarak ilgilenen kişi sayısı oldukça az... O kadar az ki milli formayı layıkıyla ıslatan sporcularımızın sayısı ne yazık ki 10’u geçmemektedir. Bu sporcularımızın hepsi tenis açısından çok önemli başarılara imza attılar. İçlerinden biri, her gittiği yerde ‘ilk türk tenisçi’ ünvanını alarak döndü. "Türkiye’de de tenis oynanıyormuş" dedirtti... Bahsettiğimiz kişi erkekler teniste gurur kaynağımız olan Marsel İlhan!

Marsel İlhan, Özbekistan doğumlu olup 2004 yılında Türkiye’ye göç etmek zorunda kalmış göçmenlerdendir. Küçükken başlayan tenis tutkusunu Türkiye’de de devam ettirmek isteyen İlhan, kendine kulüp aramaya başladığında yeteneklerini henüz tam anlamıyla keşfedememişti. Gittiği kulüplerden hep aynı cevabı almış ve kapılar hep yüzüne kapanmıştı.

"Takımımızda senin gibi bir çok oyuncu var. Sana ihtiyacımız yok..."

En sonunda antremanlarını yapabileceği, takıma katılabileceği bir kulüp buldu kendine... Milli tenisçilerimizden Pemra Özgen’in de kulübü olan Taçspor ona kortlarının kapılarını ardına kadar açmıştı. 2006 yılında Türk vatandaşı olan İlhan, tartışmasız gurur kaynağımızdır.

Resmi olarak 2007 yılında başlayan tenis hayatı bir çok başarıyla doludur... İlk sezonu, yani 2007 yılında İspanya ve Türkiye’de düzenlenen Futures Turnuvalarını kazanıp bir senede tam 1000 basamak yükseyip 321.liğe çıktı. Ardından katıldığı 3 Futures Turnuvası’nda final oynayıp, memleketi olan Özbekistan’da şampiyon oldu. O sezon Grand Slam serisinin en önemli turnuvalarından olan Wimbledon Tenis Turnuvası’nda yeterlilik elemelerine katılıyor fakat başarılı olamıyor. Bu onu üzmek yerine daha çok hırslandırıyor ve 2 kupayı daha kaldırıyor. Ardından Grand Slam serisinin bir başka turnuvası olan Amerika Açık Tenis Turnuvası elemelerine de katılıyor ancak burada da şansı yaver gitmiyor ve eleniyor... 2008 sezonu sonunda 100 sıra birden yükselerek 215. sıraya adını yazdırıyor. 2009 sezonunda bir Grand Slam’den (Avusturalya Açık Tenis Turnuvası) daha eleniyor... Ardından iki Futures Turnuvası’nda daha şampiyon oluyor. İzmir’de düzenlenen Challengers Turnuvası’nda finalde rakibine boyun eğen İlhan, Grand Slam’in bir başka turnuvası olan Roland Garros’tan da hüsrana uğruyor. Bundan sonra katıldığı US Open’da, Türk tenis tarihinde ana tablodan Grand Slam oynayan ilk tenisçi olan İpek Şenoğlu'dan sonra, üç maçını kazanıp Grand Slam ana tablosuna giren ilk Türk erkek tenisçi oluyor. Bu başarıları onu 215’den 155. sıraya yükseltiyor... 2010 sezonunda Avusturalya Open’da da ana tabloya giren ilk Türk tenisçi ünvanını alıyor. İlk turda rakibini 3-0 yenip 2. Tura yükseliyor. 2. Turda dünya sıralamasında 15. Sırada yer alan Fernando Gonzalez’e yenilip turnuvaya veda ediyor.

Ardından 3 ATP turnuvasından mutsuz ayrılan İlhan, Fransa Açık Tenis Turnuvası’ndan da eleniyor. Bu nedenle bu sezonluk Roland Garros rüyaları sona eriyor. Sezon sonunda 3. Grand Slam serisinde Wimbledon’da elemeleri kazanan ilk Türk tenisçi olarak adını tenis tarihine tekrar yazdırıyor. Challengers Turnuvası ve İzmir Cup’ta şampiyonluklarıyla sıralamasını yükselten Marsel İlhan bu seferde sıralamada, son dört yıldır sezonu ilk 100'de tamamlayan ve şu an itibariyle 89. sırada bulunan İpek Şenoğlu'dan sonra ilk 100’e giren ilk Türk erkek tenisçi oluyor...

İlklerin Efendisi olan Marsel İlhan, şu an dünya sıralamasında 89. sırada!.. Bu genç raketimiz, 9 Aralık 2010 tarihinde Tennis Avusturalya Açık tarafından açıklanan listeye göre Avusturalya Açık Tenis Turnuvası’nda eleme oynamadan turnuvaya direk katılacak "İLK TÜRK TENİSÇİ" ünvanını yine elinde bulunduruyor...

Sporcumuzun antrenörü Can Ürer ondan övgüyle bahsederken kortlarda tenisle uğraşan bir çok gencimizin olduğunu ve eğer onların elinden tutulursa nice Marsel İlhan’ların yetişebileceğini söylemeden edemiyor. Aslında bizim de anlatmak istediğimiz şey Can Ürer hocamızın sözlerinde gizli... Biz, elimizdeki taşın çok kıymetli bir mücevher olduğunu bilmiyoruz!

İpek Gürhan

Share this


0 Comments