21 Aralık 2010 Salı

ŞİMDİ DE Mİ TÜRKİYE SANA SAHİP ÇIKMADI DERYA BÜYÜKUNCU?


Başlıktan da anlaşıldığı üzere şu sıralar gündemde oldukça yer kaplayan 10. Kısa Kulvar Yüzme Şampiyonası'ndan bahsetmeyeceğim. Benim bahsedeceğim konu bunların yaşanmasına sebep olan faktörlerde.

Geçtiğimiz dönemlerde Türkiye’nin kendisine sahip çıkmadığından yakınan Derya’nın çok büyük emekmiş gibi gösterilen fakat benim için başından sonuna kadar soru işaretleriyle dolu bir süreç…


Derecelere bakıldığında Türkiye’nin en büyük yüzücüsüdür Derya Büyükuncu. Fakat istatistiksel anlamda bence Türkiye için büyük bir hayal kırıklığıdır Derya Büyükuncu. Türkiye’de koltuğa endeksli federasyon başkanlığı yapanların koltuğu koruma savaşındaki vitrinidir Derya. Ona da yazık, federasyona da, Türk yüzmesine de…

Derya’nın sivrilişi 1992 yılında Barcelona’da gerçekleşti. Ülkemize madalya getiren tek sporcu oldu. 1999 Avrupa Kısa Kulvar Şampiyonası’nda 100 metre sırtüstünde gümüş, 2000 yılında Dünya Kısa Kulvar Şampiyonası’nda bronz kazandı. Aynı yıl Helsinki’de yapılan Avrupa Yüzme Şampiyonası’nda bronz madalya aldı. Derya şu an 34 yaşında. 16 yaşından beri elde ettiği dereceler bakıldığında asla azımsanamaz. Fakat Türkiye’de yüzmenin gelişememesinin birbirine bağlı iki sebebi vardır. Birincisi federasyonların acınacak politikaları, diğeri de Derya Büyükuncu’dur. Maalesef Türkiye Yüzme Federasyonu’na gelen her yönetim yalnızca yılda iki defa düzenlediği yarışlar ile gelişime katkıda bulunduğunu topluma adapte etmeye çalışmıştır. Bunu şimdiki federasyonu baz alarak söylemiyorum. Bunu Derya’nın yüzdüğü süre içerisinde göreve gelen tüm federasyonlar için söylüyorum. Derya’yı vitrin olarak kullanıp gelişimine değil aynı seviyede kalması için uğraşan federasyonlar ve bu şekilde kullanıldığının belki farkında olan belki olmayan ama asla elle tutulur bir gelişim göstermeyen Derya Büyükuncu, Türkiye’de yüzmenin gelişememesinin ve diğer yüzücülerin önünün kesilmesinin temel sebebidir. Çünkü sponsorlar bu yanlış politikalar sebebiyle yalnızca Derya Büyükuncu adına yoğunlaşmışlardır.

Şimdi gelelim Türkiye’nin Derya’ya sahip çıkmaması iddiasına.

Türkiye’de sponsorlar senden başka yüzücüye sponsor olmadı. Bütün federasyonların sana olan açık desteği ortada. Çünkü Sen Türkiye’nin gelişmeyen vitriniydin. İftira attığımı düşünen de varsa bana dünyada 5 defa olimpiyatlara katılmış kaç yüzücü olduğunu göstersin. En fazla 3 defa katılır yüzücüler olimpiyatlara ki, o bile çok yaygın değildir. Derya ise 5 defa katılıyor fakat böyle büyük bir tecrübeye karşılık elle tutulur bir başarı söz konusu bile değil. Türkiye Derya’ya sahip çıkmıyor ise Derya Amerika’da nasıl yaşıyor? Derya’nın hem çalışıp hem okuyup hem de antrenman yapabilme ihtimalinin yüzdelerini vermeye gerek var mı? Elit olarak adlandırılan bir sporcunun hem çalışıp hem onca saat yüksek performans antrenmanı yapabilmesi imkansız. Bana bunu yaşadığını iddia eden Derya da dahil kimse aksini ispatlayamaz.

Bütün bu bilgiler ışığında Derya’nın yüzmeden elde edemediği şehvetli bir şöhret tutkusu tam dans yarışmasıyla eline geçecekken, şimdi kim yüzecek 50 metreyi 100 metreyi? Şimdi Derya parmak uçları üzerinde dans etmeyi öğrenemediği halde hala yarışmada kalıyorsa, milli bir görevi böylesine ciddiyetsizce kaçırıp Türkiye’nin katılmadığı iki yarış sebebiyle ceza almasını sağlıyorsa ve hala Türk Milleti bunun hesabını sana sormuyorsa cevap ver;

TÜRK MİLLETİ SANA HALA MI SAHİP ÇIKMIYOR DERYA?
Burçin Sakallar


Share this


0 Comments