BUCASPOR YÖNETİCİLERİ DİLENMEYİ SİYASİ İKTİDARDAN MI ÖĞRENDİ?
Bilirsiniz AKP dilenerek, kumbaralarına paralar toplayarak, gazetelerini dergilerini satarlar, yardımlaşma adı altında derneklerde paralarını toplar. Kayıp trilyon davalarından Deniz Fenerlerinden İHH Derneklerine, Pakistan'a gitmeyen yardımlara varana dek toplanılan paraların büyük kısmını buharlaştırarak halkının parasıyla iktidara gelmiş ve bir güç olmuştur. Halkına gaddarlıklar yapmakta, siyasi ve ekonomik anlamda da büyük başarısızlıklarını, hüsranlarını bastıracak yeni gündemler ile meşgul olabilmektedirler. Attıkları adımları, özellikle de taraftara yapılan gaddar saldırıları ve hedefler gözetmeksizin taraftarlarını karalamasını izledik medyadaki linç kampanyasında sezon başından bu yana. Kendisi basın üzerinden cereyan ettirerek Türk futbol yöneticilerinin Recep Tayyip Erdoğan Bey’i olmaya aday çıkışlarını Erol Atar hızıyla şip şak geri çekilişinin girizgahını yaşadık sezonun ilk haftasında istifaya davet edilen Mehmet Bektur ve Bucaspor yöneticilerine. Şu an kombinede son hafta diye Galatasaray bir buçuk sezon için İstanbul’u donatmış 450 liraya satışa sunuyor.
Bizim yönetimimiz ne yaptı? UEFA ve Süper Kupa'larını kaldırmış, onca Süper Lig şampiyonluğu bulunan Galatasaray 450 liraya bir buçuk sezonluk kombine bilet satıyor diyorum!
Bucaspor yöneticileri 600 Lira'dan kombine bilet sattılar, taraftar kart ve çakma formalar ile bilet satışını kendi dükkanlarında yaparak satışlardan komisyon aldılar. Evet, Bucaspor yöneticileri satışını yaptıkları biletlerin komisyonunu almışlardır! Kendi elleriyle orjinal olmayan formalar bastırıp satmışlardır.
Esnaf esnaf gezilen, halka dilenmek bir yana adeta gelinen son noktalardan algıladığımız kadarıyla haraç kesilircesine uygulamalara şahit olmuştur Buca insanı. Her sezon takım parasızdır, her sezon İzmir sahip çıkmaz, her sezon takım dağılır, her sezon kredi çekilmek istenilir, her sezon kulübün ve esnafın kasası boşaltılır.
En vahimi nedir biliyor musunuz? Ortada stadyum yokken kombine satılmıştır! Maraton kombinesi satın alan Bucaspor taraftarı da, kale arkası kombinesi alan Bucaspor taraftarı da Alsancak Stadyumu'nda aynı tribüne girmiştir. Kombineleri Alsancak ya da Atatürk stadında oynayacaklarını iddia ederek mi sattılar peki? "En fazla 4. hafta stadyum hazır" diyerek satışa sundular kombineleri! İkinci yarıya büyük baskılar ve ısrarlar ile ancak istemeyerek dünyanın en rezil genişleme projesine sahip, komik ve yamuk projelendirilmesiyle göz göre göre sakat olarak sunulacaktır bizlere.
Spor bakanlığı stadyum yenilemesi için hatırı sayılır bir ödenek yollamıştır. Federasyon da bir kısmını yollamış ve devam da edecektir sanırım. Büyükşehir Belediyesi de yollayacağı sözünü vermiştir! Acaba yapımı kaç liraya fatura edilecektir, çok merak etmekteyiz!
Dilenmeyi kimden öğrendi Bucaspor yöneticileri? Artık dilenmek değil de onlar da siyasi hükumet gibi haraç mı kesmek istiyorlar acaba?
"İzmir bize sahip çıkmıyor, reklam vermiyor! Yönetimimize kimse girmiyor, para sıkıntısı çekiyoruz" hikayeleri!
Bu söylemleri hatırlarsınız, hepsi, hem de hepsi yalan! İzmir’de bizleri istemeyen Valisiyle, Emniyetiyle, Büyükşehir belediyesiyle, GSGM ile Medyasıyla etkin bir kitle sayabiliriz rahatlıkla.
Arkas, kulüp yönetimine girmek istedi mi? Olmuyorsa bile kulübe sponsor olmak istedi mi?
Folkart, kulüp yönetimine girmek istedi mi? Kulübe sponsor olmak istedi mi?
Folkart Bucaspor kulübü yönetimine girmek ve sponsorluk yapabilmek için kulübümüzde ısrarlarda bulunmuştur. Sonucu ne mi olmuştur? Alsancak Stadyumu'nda oynamak için stadyumun adına ve Altay takımına sponsor olması yönlendirilmesinde bulunulmuştur. Kısacası kulübe sponsor olmak için kapımızı çalan onlarca firma geri çevrilerek takım bize muhtaç olsun, bizler de rahat rahat dilenebilelim mantığıyla hareket edilmektedir.
Devre arası transfer bütçesini 3,5 milyon TL olarak duyuran, gerekiyorsa da kredi de çekebileceklerini söyleyen Bucaspor yöneticileri kendi içlerinde bölünmüş, ilk etapta da düşmemizi isteyen isim Seyit Mehmet Özkan’dır. En azından Seyit Bey ne istediğini ve hedeflediğini bilmektedir. Bunlar gibi rüzgar nereye eserse o yöne savrulmak iş değildir.
Naklen yayın gelirimiz net olarak 15 Milyon TL
İlk yarı toplanılan puan primlerimiz 4.2 Milyon TL
Türkiye Kupası 3 maç galibiyet primimiz 450 bin Dolar
İddiaa gelirlerimiz 17 lig maçı için 1.7 milyon TL minimum
Geçtiğimiz sezon kazanılan ayak bastı 4.5 milyon Tl civarı
Parası dahil kasamıza giren gelirlerimiz
Türkiye Kupası İddaa gelirleri 500 bin TL
Futbol Federasyonu ve Spor Bakanlığı
Stadyum tadilatı için verileceği kulağımıza 5 milyon TL
Gelen rakam
Büyükşehir Belediyesinin söz verdiği
Ve yakın tarihte tahsil edileceğine inandığımız 2.5 Milyon TL
Rakam
Yeni Stadyum ikinci yarı reklam gelirleri 5 milyon TL
İkinci yarı oynanacak 17 lig, 2 kupa maçı için 2 Milyon TL iddaa geliri
En düşük olasılıklarla hesaplar isek
İkinci yarı 3 galibiyet, 6 beraberlik 4.8 milyon TL alabilirsek,
Gögüs reklamı için ikinci yarı sponsor 1 Milyon TL bulunması halinde,
Türkiye Kupası Maçı ve Lig maçları
Kombine satışları, derbi maçlar gelirleri 5 milyon TL
Gözle görünmeyen çeşitli ihaleler ve taşınmazların kiralarından, balıkçıların gelirlerinden ve esnafa satılan kombinelerin karşılığından, belediyenin katkıda bulunabilme olasılığından halı sahaların kulüp payına düşen gelirlerinden, web sitesine alınan reklam gelirlerinden oluşan senelik gelirlerini de unutmamalı ve spor okullarının tüm gelirlerinin alt yapıya aktarıldığını da unutmayalım.
Böyle bir tabloda dilenmek, ancak basiretsizlerin işidir. Bucaspor kulübünün parası olmadığını söyleyen her kişi söyledikleri yalanların altında ezileceklerdir. Bucaspor’un menfaatleri Adnan Dolma’nın, Şeref Üstündağ’ın Mehmet Bektur’un Seyit Mehmet Özkan’ın menfaatlerinden çok daha önemlidir, Çeliker Bey'in forma taraftar kart ve bilet satışlarından çok daha önemlidir. Bucaspor’un 50 milyon TL'lik Süper Lig gelirleri bildiğimiz şekillerde buharlaşacak ve sezon sonu takım borçlandırılacaktır.
Son olarak bizlere ulaşan yüzlerce elektronik posta, mesaj ve bilgiden sadece bir tanesini sizlere sunarak bitirmek istiyorum.
“Bucaspor'u kimse kullanmasın, diyen siyasete alet edilmesin, naralarını atanların asıl faaliyetleri ticaridir ve belgelidir tamamı. Kulüpte, siyasette kamuflajdır. Önde gelenlere bakalım, ne demek istediğimi daha net anlarsın. Hastane inşaatını kim yapmış? Arenayı kim onarıyor? Kısaca kulübe kim fatura kesiyor? Çok net ortada. Üstelik stadın devir teslimi olmadan ödeme kasadan nasıl yapılabiliyor? Neye anlaştılar? Cemil Şeboy-Şeref üstündağ-Salih Gözebe-M.Bektur-İsmet Çifçi ilişkileri ve Bucaspor’a yönetici olmalarıyla birlikte artan servetleri... Tam 16 yıl kullanılan siyaset, meyvelerini yiyenler... Umurlarında değil takım düşmüş çıkmış.”
Not: Bir futbolcuya 300 milyar peşinat verip iki ay sonra geri alamayacak kadar kendisini akıllı zannedip “keriz miyim, neden paramı vereyim” diyen kişilerin sömürü çeşmesine dönüşmüş kulüp işgallerine yazıklar olsun demekteyim. Bucaspor’un parası yoksa, milyoner yöneticilere ihtiyacı da yok demektir!

0 Comments