İZMİR TARAFTARLARI GALATASARAY TARAFTARININ PROTESTOSUNA DESTEK VERİYOR

FORMANI, ATKINI KUŞAN DA GEL!..
YAŞASIN RENKLERİN VE HALKLARIN KARDEŞLİĞİ...
İzmir spor kulüplerinin üzerinde oynanan fanatik taraftar yaratma plan ve projelerinin, İzmir takımlarının taraftarlarının yazılı ve görsel medya organlarında, birbirlerine karşı sürekli şiddet içerisinde olduklarının lanse edilmesi ile İzmir'in bu şeklide kabullenilen bir şehrimiz olmasının duvaları yıkıldı!..
Nasıl mı?
Aslantepe’den arşa yükselen “Islıklama ve Yuhalama” sayesinde. Soyal paylaşım ağlarında başlattıkları bir etkinlik ile...
Dünya seyirci rekorunu kıran İzmir!
Karşıyaka ve Göztepe taraftarları dünya ikinci lig seyirci rekorunu kırdıkları sezon tarihler 16 mayıs 1981’i göstermekteydi. Çoğumuz bu bilgiyi kafamıza not etmişizdir, istatistiklerimize işlemişizdir, ancak o dönemi hiç düşünmemişizdir. Seyirci rekorunun kırıldığı tarih çok önemlidir. 12 Eylül Darbesi sonrasında yarım milyon civarında nüfusu olan İzmir, 80.000 kişi ile dünya ikinci lig rekorunu Atatürk Stadyumu'nda kırıyordu. Yani 5 kişilik bir ailenin 1 üyesi o gün stadyumdaydı. Ama taksisiyle maça seyirci taşıdı, ama otobüsüyle taraftarları taşıdı, ama gevrek (simit) sattı ama çiğdem (çekirdek)... Bir şehir, futbolun sadece futbol olduğuna inanmış ve kenetlenmişti o gün. O kadar kalabalık bir arada o tarihte başka hiçbir sebep ve nedenle toplanamaz ve kenetlenemezdi. Müsabaka 0-0 sona erdi. Kazanan İzmir oldu.
Bu rekor nasıl kırıldı dersiniz? Kitapların yasaklandığı, tek televizyon kanalının olduğu, siyasi partilerin kapatıldığı, sinemalarda filmlerin beyaz perdeye yansıtılmadığı, sanatın bitirilmiş, sıkı yönetim gölgesinde ve baskıların bunalımında kavrulan Türkiye ve bunu daha belirgin olarak yaşayan İzmir, o gün kenetlenerek bu rekoru kırdı. Başbakan Turgut Özal, İzmir’e cezayı kesse de şehri o gün durduramadı. Şehir, o gün sadece o stadyumu doldurmamış, siyasi odakların kalplerini de korkuyla doldurmuştu.
Sonrasında olanlar dikkat çekiciydi. O tarihe kadar ezeli dost ve rakip olan iki camia arasında en ufak bir kavganın dahi yaşanmamış olması, tatlı rekabetlerinin eskilere dayanıyor olmasını kimse bilmez. İki camia arasında oynanan müsabaka ve İstanbul takımlarının elinde bulunmayan stadyum bir anda birilerini korkuttu. Sporun sadeliğini, gücünü ve tüm halka indirgenmesini izledi eminim ki siyasiler.
Sonrasını ise hepimiz çok iyi biliyoruz. Ülkede apolitize edilen halkın stadyumlarda birbirine düşmanlaştırılmasını izledik senelerdir. Bu durum unutulmayan düşmanlıklar ve husumetler doğurdu. İzmir güvenli, huzurlu ve kendi gücünün görebileceği kalabalıkları artık toplayamamış, rekorlar kıran bir şehir olmaktan çıkarak olaylar ile anılan bir taraftar kitlesi ile tanınır hale gelmiştir. O tarihten bu tarihe, iki takım arasında yüze yakın maç oynanmıştır ancak o rekor, düşmanlaştırılan ve birbirine kin besleyen iki grup, iki ötekileştirilmiş İzmir halkı arasında yaşanmamıştır. Dört milyonu aşan nüfusuna rağmen halkının elinden alınmış spor müsabakaları, siyasi grupların kendilerine rant elde edeceği, kolay reklam yapılan, kara para ile anılan, taraftarlar arasında yaşanan olaylar ile korku salan bir kirliliğe dönüştürülmüştür. Halk kenetlenmemelidir, ortak bir sevgide buluşmamalıdır, stadyumlara pankartlar asmamalıdır, tribünlerde birbirine küfretmeli ve düşmanlaştırılmalıdır. Bir ülke böylesi derin uykulardayken ve ekilen nefret tohumlarıyla çok daha rahat biat ettirilebilir.
Aslantepe’de yaşanan o ıslıklama ve şiddetli yuhalama sonucunda İzmir takım taraftarları da bir araya gelmiştir.
Ne için mi?
Yeni bir rekora imza atmak için. Bucaspor, Karşıyaka, Göztepe, Altay, Altınordu, İzmirspor taraftarları, tüm İzmir halkı ve diğer takım taraftarları İstanbul'da tribünlerdeki kardeşlerinin, tepkilerinde yalnız değil, aslında ezici çoğunluk olduklarını gösternek ve İzmir’e asla yapılmayan yeni stadyumlar için, cezalandırılan şehirlerine sahip çıkmak için, Bucaspor’un Süper Lig’de tüm masraflarının toplamı ile dünyanın en yüksek kira bedelini İzmir Atatürk Stadyumuna (350 Bin TL) ödediği için. Bu rakam, Kayseri’de 1.100 TL olduğu için, Aslantepe gibi mülkiyet sorunuyla anılmış Milli EMLAK tarafından mahkemeye verilmiş ve mühürlenilmek istenen Buca Arena Stadyumu için, sosyal paylaşım ağlarında bir organizasyona imza atmaktalar. İşte o organizasyonun bildirisinin başlığı ve ilgili açıklama!
“Ferman Tayyip’inse, tribünler, üniversiteler, sokaklar bizimdir!
AKP hükümeti, açılışında kamuya ait Ali Sami Yen stadı arazisi satılarak TOKİ’nin inşa ettiği TT Arena stadını Padişah edasıyla sahiplenmesi, AKP bürokratlarının Galtasaray taraftarını küçük düşürücü açıklamaları Galatasaray Spor Kulübü Başkanı tarafınan savunulmuş, açıkça 'AKP’nin herkesi kücümseyecek hakkı var' demeye getirilmiştir.
Kendisini en demokratik şekilde sadece ıslıklayan onbinlere en ağır hakaretleri eden AKP’liler, spor dünyasında da hiçbir muhalefete izin vermek istemedikleri ortaya çıkmıştır. Biat kültürüne ya uyulayacak, ya da muhalefet baskıyla eritilecektir. Terörle mücadelenin, ıslık çaldığını iddia ettikleri insanları soruşturmaya alması da, hedef secilen bu insanların statlara sokulmaması için çalışmalara başlanıldığı göstermektedir. Statlarda siyasi şov yapmaya çalışan iktidara karşı en ufak muhalefet bile susturulmak istenmekte, bir tek AKP’yi alkışlıyanlara yer bırakılmak istenilmektedir.
Türkiye’de baskıya, eşitsizliğe karşı haklarını savunmak isteyen taraftarların mücadelesi, spor dünyasında sigortasız, sendikasız olan emekcilerin, futbolcuların, sporcuların haklarını da dile getirme mücadelesidir. Endüstriyel futbola karşı TEKEL, UPS mücadelerinde destek veren tribünler, artık tek başına en temel demokratik haklarını kullanamayacağını bilmektedir. Tribünler ya susacaktır ve stadlar siyasi iktidarın kendisine ait bir şov alanına dönüşecektir ya da isyan çığlığını haykıracaktır.
İsyan dalga dalga yayılmaya devam ediyor… Islıklarımızla, düdüklerimizle, alkışlarımızla sesimizi yükseltmeye İzmir’den devam ediyoruz…
Biat etmeyen, onurlarını koruyan, haklarını savunan, emekten yana bir tribün için demokratik tepkilerini göstermek isteyen tüm takımların taraftarlarını, sendikaları, öğrenci gruplarını, siyasi partileri, demokratik kitle örgütlerini bizlerle beraber 29 Ocak Cumartesi günü saat: 18.30′da Kıbrıs Şehitleri Caddesi girişinde buluşmaya çağırıyoruz.
FORMANI, ATKINI KUŞAN DA GEL !…
YAŞASIN RENKLERİN VE HALKLARIN KARDEŞLİĞİ”
0 Comments