Siyaset, Koltuk Sevdası, Takımını Ezdirmeyen Taraftar
Yıllardır inşaatı yılan hikayesine dönen Türk Telekom Arena’nın açılışında yaşananların yankıları bitmek bilmiyor. En son olarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan pazar günü yaptığı konuşmasında, Galatasaray ile stat kullanım sözleşmesinin henüz yapılmadığını dile getirerek, işi bir bakıma Galatasaray’ı üstü kapalı tehdit etmeye kadar sürüklemişti.
Futbolla ilgili olan kesimin kendi kafasında bu yaşananlarla ilgili görüşleri vardı, ancak futbolla ve dolayısıyla da stad açılışıyla pek alakası olmayanlar olayları medyadan takip etmek zorundaydı, fakat bu kez de olaylarda tarafsız olması gereken medyanın, protestonun neden kaynaklandığını araştırmadan olayın sorumlusu ve suçlusu olarak tribünlerdeki insanları gösterdiğini gördük. Bu da bambaşka bir trajedi.
Ben ise medyanın çoğunluğunun yapamadığının aksine yaşananları alt alta koydum ve şöyle bir sonuç çıkarttım. Her şeyden önce asıl merak edilmesi gerekenlerden birisi bu halen ulaşım ve yeterli altyapı hizmetleri sağlanmadan stat açılışının 15 Ocak tarihinde alelacele yapılmak istendiğiyle ilgili. Ligde iddiası kalmamış Galatasaray taraftarı için yeni stadın açılıp açılmayacağı kanımca bu sezon için çok da önemli değildi. "Peki bu stadın Ocak’ta açılması kime neden fayda sağlayabilirdi ki?" diye kendi kendime sorarken bu soruların cevabını açılış töreni sırasında yapılan konuşmalarda buldum.
İlk olarak Adnan Polat’ın konuşmasını dinledim. Kendi adıma Adnan Polat’tan statla ilgili beklentileri ve bu stadın Galatasaray’ın hedeflerine ulaşmasında ne tür katkılar sağlayacağını duymak isterdim ancak o bu tarz bir konuşma metni yerine, kürsüde önceki yönetimleri ve özellikle Faruk Süren döneminde yapılanları eleştiren bir metinle konuşmasını tamamladı.
Ardından TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar kürsüdeki yerini aldı ve Adnan Polat’ın konuşmasıyla hayli gerilen taraftarın huzurunda sözlerine “Bu stat kolay vücuda getirilmedi. Ali Sami Yen’de kiracılık görevlerini yerine getiremeyen…” diyerek başladı Bayraktar ve henüz 2. cümlesini tamamlayamadan sözleriyle bir nevi “dilenci” muamelesi yaptığı taraftarın haklı protestolarının arasında buldu kendisini. Fakat bu protestolar da kendisini susturamadı ve TOKİ Başkanı adeta iktidar propagandası taşıyan ve stadın maliyetinin halkın ödediği vergilerle karşılandığını unutturmaya çalışırmışçasına sarf ettiği “Başbakanımızın hediyesi” gibi söylemlerine devam etti.
Konuşmalar bitti ve yapılan konuşmalarda ne Türk Telekom Arena’nın geleceği ne de neye hizmet edeceği gibi konulardan bahsedildiğine tanık olmadım. Varsa yoksa siyaset, varsa yoksa “ben yaptım”, varsa yoksa “onlara kalsa beceremezlerdi." Kısacası Adnan Polat kendisinin, hükümet ise icraatlarının reklamını bir bir sıralamak için oradalardı o akşam… Hiçbirisinin stat açılışıyla falan alakası yoktu. Adnan Polat koltuğunun sarsıntı şiddetini derinden hissetmeye başladığından Faruk Süren’e yüklenirken, siyasiler de yaklaşan seçimler öncesi bir icraatını daha milletin gözüne soka soka anlatmak için oradaydı. Bu stadın her türlü eksiğine rağmen bu denli erkenden zorlamayla açılmasının sebebi de buydu.
Ancak seyirci tepkisi hesaba katılmamıştı. Çıkarları uğruna kendisine yapılan hakaretleri sineye çekenlerin aksine, taraftar kendisine, kulübüne, formasına kiracı yakıştırmasını yapanlara gerekli cevabı verdi. Adnan Polat ise açılışta kaybettiği koltuğuna, iş adamlığının da eşlik etmesini önlemek için olacak ki kendi imzasıyla dağıttığı davetiye sahiplerini Galatasaraylı olmamakla suçladı. Sadece Adnan Polat değil, pahalı benzin fiyatları için sesini çıkarmayan Enerji Bakanı bile “Ben artık Galatasaraylı değilim. Bir süreliğine taraftarlığımı askıya aldım” gibi olayı Galatasaray camiasına mal edecek kadar hedefinden çıkmış bir açıklama yaptı.
Kısacası eğer o gece ortada bir organizasyon varsa, bu protestocuların yaptığı organizasyon değil, halkın parasıyla yapılan stadı “ben yaptım”, “ben hediye ettim” gibi siyasi söylemlerle propaganda malzemesi yapanlar ve koltuğunu kaybetmemek uğruna taraftarını infaz eden bir başkanın kendini kurtarma organizasyonu vardı.

0 Comments