Bir devrin sonu
13 Şubat 2011 tarihinde oynanan MKE Ankaragücü - Beşiktaş müsabakasının devre arasında, soyunma odasında futbolcumuz İbrahim Üzülmez'in sebebiyet verdiği sportmenliğe aykırı davranış neticesinde, teknik heyetimizin verdiği rapor ve durum Yönetim Kurulumuz'un bugün olağanüstü yaptığı toplantıda değerlendirilmiş ve İbrahim Üzülmez'in sözleşmesinin feshedilerek kulübümüz ile olan ilişkisinin kesilmesine oy birliği ile karar verilmiştir.
Kamuoyunun bilgilerine saygılarımızla sunarız.
Beşiktaş JK Yönetim Kurulu
Akşam saatlerinde yapılan bu açıklamayla duyuruldu İbrahim Üzülmez'in Beşiktaş'tan koparılışı. 2000 yılından beri formasını terlettiği, yıllarca kaptanlığını yaptığı Beşiktaş'tan, bir akşam bildirisiyle gönderildi 37 yaşındaki Deli İbrahim. Gerekçe olarak "Ankaragücü maçının devre arasındaki sportmenliğe aykırı davranış" dendi, ama o sportmenliğe aykırı davranışın devre arasında İbrahim Üzülmez'in takım arkadaşlarına kötü oyundan dolayı sitem ettiği esnada, ona karşılık veren İbrahim Toraman'a yumruk atması olduğu konuşuldu. Aynı ikili 2008 yılında da sezon öncesi kapışmış ve iki kaptan da kadro dışı bırakılmıştı.
İbrahim Üzülmez'in sözleşmesinin feshedilme nedenleri tartışılabilir ama ortada sözleşmesi sezon ortasında feshedilen bir kaptan var! Aynı formaya 11 yılını vermiş, yıllarca kaptanlık yapmış ve jübilesine yaklaşmışken sportmenliğe aykırı davranış gerekçesiyle kulüpten uzaklaştırılan bir Üzülmez var! Olay çok bıçak sırtı. İnsan bir yandan "Aynı şeyi Portekizliler yapsa ne olurdu?" diyor, diğer yandan da "Bu Üzülmez 2 sene önce de Toraman'ı tartaklamıştı" diyor. Ama her ne olursa olsun böyle olmamalıydı. 37 yaşında ve Beşiktaş'ın kaptanıyken sezon ortasında ortada kalmamalıydı İbrahim Üzülmez. İnönü Stadı'nda jübilesini yapılıp kendisine yakışan şekilde uğurlanmalıydı. Geçmişte sözleşmesi feshedilen verimsiz veya sorunlu futbolcular gibi birden bire yollanmamalıydı bu kulüpten. Böyle olmamalıydı bu futbol emekçisinin sonu.
Yıllarca verdiği emeğin değeri bilnmeyen kaçıncı futbolcu oldu bu? "Futbolda demokrasi yoktur, kurallar vardır" diyen Mahmut Özgener'e "diktatör" diyen Yıldırım Demirören'i nereye koyacağız, kendisine hangi benzetmeyi yapacağız bu durumda? Yoksa Özgener'in söylemini biraz daha ileriye götürerek, "futbolda futbolcuların hakları yok, başkanların ve yöneticilerin sultası var" mı dememiz, her futbolcunun kaderinin onların iki dudağı arasında olduğuna mı inanmamız gerekiyor?
Sadece Beşiktaş soyunma odasında mı kavga var. Trabzonspor'da Engin Baytar Şenol Güneş'e küfretmedi mi? Fenerbahçe'de Bilica Caner'i antremanda tartaklamadı mı? Ya da Bursaspor'da Volkan Şen Ertuğrul Sağlam'a hiç mi saygısızlık yapmadı? Bu 3 kulüp türlü sorunları kendi bünyesinde hallederek şampiyonluğa oynarken Beşiktaş neden 11 yıllık kaptanını tek kalemde silebiliyor. İstanbul'un 3 büyüklerine gelip kendisini kaybeden adamlara saygı gösterilirken 11 yıl boyunca kendisini takımına adayan, en son kavgasını bile takım için yapan bu adamı, bu kadar kolay mı harcamak?
İbrahim Üzülmez'in sözleşmesinin feshedilme nedenleri tartışılabilir ama ortada sözleşmesi sezon ortasında feshedilen bir kaptan var! Aynı formaya 11 yılını vermiş, yıllarca kaptanlık yapmış ve jübilesine yaklaşmışken sportmenliğe aykırı davranış gerekçesiyle kulüpten uzaklaştırılan bir Üzülmez var! Olay çok bıçak sırtı. İnsan bir yandan "Aynı şeyi Portekizliler yapsa ne olurdu?" diyor, diğer yandan da "Bu Üzülmez 2 sene önce de Toraman'ı tartaklamıştı" diyor. Ama her ne olursa olsun böyle olmamalıydı. 37 yaşında ve Beşiktaş'ın kaptanıyken sezon ortasında ortada kalmamalıydı İbrahim Üzülmez. İnönü Stadı'nda jübilesini yapılıp kendisine yakışan şekilde uğurlanmalıydı. Geçmişte sözleşmesi feshedilen verimsiz veya sorunlu futbolcular gibi birden bire yollanmamalıydı bu kulüpten. Böyle olmamalıydı bu futbol emekçisinin sonu.
Yıllarca verdiği emeğin değeri bilnmeyen kaçıncı futbolcu oldu bu? "Futbolda demokrasi yoktur, kurallar vardır" diyen Mahmut Özgener'e "diktatör" diyen Yıldırım Demirören'i nereye koyacağız, kendisine hangi benzetmeyi yapacağız bu durumda? Yoksa Özgener'in söylemini biraz daha ileriye götürerek, "futbolda futbolcuların hakları yok, başkanların ve yöneticilerin sultası var" mı dememiz, her futbolcunun kaderinin onların iki dudağı arasında olduğuna mı inanmamız gerekiyor?
Sadece Beşiktaş soyunma odasında mı kavga var. Trabzonspor'da Engin Baytar Şenol Güneş'e küfretmedi mi? Fenerbahçe'de Bilica Caner'i antremanda tartaklamadı mı? Ya da Bursaspor'da Volkan Şen Ertuğrul Sağlam'a hiç mi saygısızlık yapmadı? Bu 3 kulüp türlü sorunları kendi bünyesinde hallederek şampiyonluğa oynarken Beşiktaş neden 11 yıllık kaptanını tek kalemde silebiliyor. İstanbul'un 3 büyüklerine gelip kendisini kaybeden adamlara saygı gösterilirken 11 yıl boyunca kendisini takımına adayan, en son kavgasını bile takım için yapan bu adamı, bu kadar kolay mı harcamak?

0 Comments