16 Şubat 2011 Çarşamba

Skandal


13 Kasım 2010 tarihinde oynanan Fenerbahçe - İstanbul Üniversitesi, Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi müsabakası sonrasında yapılan doping testinde numuneleri pozitif çıktığı gerekçesiyle 2 yıl spor müsabakalarından men edilen dünyaca ünlü kadın basketbolcu Diana Taurasi olayıyla ilgili skandal bir gelişme yaşandı. Türkiye Basketbol Federasyonu, cezanın açıklanması üzerine sözleşmesi feshedilerek ülkesine gönderilen Diana Taurasi'nin doping testlerinin geri çekildiğini ve oyuncuya uygulanan tedbir kararının yürürlükten kaldırıldığını açıklayan kararın metnini faks yoluyla Fenerbahçe'ye iletti.

Neresinden bakarsanız bakın federasyonun gönderdiği bu açıklama tam anlamıyla bir rezalet! Başlangıcından itibaren doping krizini yönetememeleri bir yana, olayın üzerinden 1 ay geçmiş ve Diana Taurasi ülkesine gönderilmişken yapılan "doping yapılmamış, pardon" açıklaması tam bir skandaldır! Olayda testleri yapan Hacettepe Üniversitesi Doping Kontrol Merkezi kadar Türkiye Basketbol Federasyonu da yöneticilerinin daha sonuçlar açıklanmadan yaptığı "sporcu ceza alacak" açıklamalarıyla bu skandalın tarafıdır.

Bu skandal bir dolu mağduriyeti de beraberinde getirmiştir. Diana Taurasi'nin 2 yıl ceza almasıyla Fenerbahçe Euroleague ve ligdeki en büyük kozunu kaybetmiştir. Olası bir Euroleague başarısızlığında Türkiye Basketbol Federasyonu kamuoyu tarafından bunun en büyük suçlusu olarak gösterilecektir. Diana Taurasi ise itibarını kaybetmiş, suçsuz yere bir sporcu için en büyük suçlardan biriyle itham altında bırakılmıştır. Diğer yandan  Taurasi'nin yakın arkadaşı olan ve vatandaşının cezalandırılmasının yanlış olduğunu söyleyerek Türkiye'de daha fazla kalmak istemediğini belirten Penny Taylor'ı da, yapılan bu yanlışlık gerekçesiyle kaybetmiştir Fenerbahçe. Bu oyuncuların ayrılmasının ardından 2 yabancı transferi daha yapılmış ve Fenerbahçe gereksiz yere ekstra maliyet altına girmiştir. Diana Taurasi'nin gidişiyle düşen maç bileti satışlarını ve sporseverlerin kadın basketboluna olan ilgisinin düşüşü de azımsanmayacak kadar fazladır.

Alınan bu yanlış kararla oluşan mağduriyetlerin bu kadar fazla olması, Hacettepe Üniversitesi Doping Kontrol Merkezi ve Türkiye Basketbol Federasyonu'nu tartışılır hale getirmiştir. Özellikle Türkiye Basketbol Federasyonu numunelerin incelenme süreci devam ederken gösterdiği tavır ve tutumla taraflılığını belli etmiştir. Federasyon'un etkili isimlerinden biri olan Turgay Atasü'nün numunelerin incelenmesi sona ermeden yaptığı "Taurasi 2 yıl ceza alacak" açıklaması da bunun en büyük kanıtıdır. Bir diğer tartışmalı karar da Federasyon'un sporculara karşı durduğu mesafeyle alakalıdır. Doping yaptığı tespit edilen Kerem Gönlüm'e, Dünya Basketbol Şampiyonası'na yetişmesi için 1 yıl ceza veren fakat aynı suçu işlediği varsayılarak Taurasi'ye 2 yıl ceza veren Federasyon'un bundan sonra alacağı kararların sağlıklı olabilmesi için şu andaki yönetimin derhal istifa etmesi gerekir. Aksi takdirde Türkiye Basketbol Federasyonu'nun bundan sonra alacağı her kararın doğruluğu sorgulanacaktır.

Share this


0 Comments