Rahat Bırakın Necip'i!
Medical Park Antalyaspor - Beşiktaş maçında önce sarı kart görüp, bu hafta ligde oynanacak olan Trabzonspor maçında sarı kart cezalısı durumuna düşen Necip Uysal, karşılaşmanın son dakikasında, Bernd Schuster'in de talimatıyla kasıtlı olarak ikinci sarı kartı görüp oyundan ihraç edildi. Böylelikle Necip, cezasını hafta içi oynanacak olan ve formalite maçından öte bir önemi olmayan Gaziantep Büyükşehir Belediyespor maçında çekerek, Trabzonspor'a karşı mücadele edebilecek.
Bu olayı kısaca hatırladıktan sonra, bazı örnek ve farkı bakış açımızla değerlendirmek istedik..
Yazılı ve görsel medyada şikeci ve ahlaksız gibi sıfatlar yakıştırıldı genç Necip'e. Şike ve ahlak kavramlarıyla bu olayı bağdaştırabilmek çok ilginç olsa gerek, zira bu oyuncu maç mı sattı, yoksa milli takım kaptanının yaptığı gibi basın tribününe orta parmağını mı gösterdi, bunu anlamak güç. Ne rakibine sportmenlik dışı bir şekilde sert bir faul yaparak ikinci sarı kartı gördü, ne de penaltı öncesi sahada kazı çalışması yaptı. Bu çocuk, zekice düdükten sonra bilerek topa vurdu, yani yaptığı kurnazlığı bile rakibini sakatlayabilicek bir faulle veya ahlak dışı bir şekilde yapmadı. Fakat bu boyutta öne çıkan, Necip'in kız arkadaşının oynadığı film için sinema salonunu kapatmamış olması, gözlerden uzak ve mütevazi bir biçimde hayatını sürdürmesi! Çünkü geçmişte kimseyle en ufak bir vukuatının olmaması ve birden yakaladığı şöhreti hazmedebilmiş olması, bu genç oyuncuyu karalamak için farklı sebepler gerektiriyor.
Şimdi bir de işin yaptırım boyutuna bakalım. Birkaç ay önce, Real Madrid teknik patronu Jose Mourinho da iki oyuncusuna bir Şampiyonlar Ligi müsabakası öncesi sarı kart görmeleri konusunda talimat vermiş, bu da ortaya çıkınca UEFA Portekizli teknik adama 1 maç men ve para cezası vermiş, mevzu bahis olan iki oyuncuya ise sadece para cezaları vermişti.
Yani UEFA'nın belirlediği maddeler neyi gerektiriyosa, onlar yapıldı. Bu hususta, Necip Uysal'a da para cezası verilebilir, Bernd Schuster'e de 1 maç lig müsabakalarından men cezası verilebilir. Ki Schuster, akredite kartı konusu gibi, bunu da umursamayacaktır.
Fakat esas sorun daha da derinlerde. TFF'nin belirlediği saçma sapan kurallara göre, lig maçında sarı kart cezalısı durumuna düşen bir oyuncu cezasını bir sonraki lig maçında çekiyorken, lig maçında kırmızı kart gören bir oyuncu, cezasını o sıralarda oynanabilecek olan lokal bir kupa maçında çekebiliyor. Yani, Necip ve hocası Bernd Schuster, bu madde açığından en iyi şekilde yararlanmış, dolayısıyla mantıken ortada işlenmiş bir suç da gözükmüyor!
Ama sistemsizliğin sistem olduğu Türk futbolunda, maddeler, kararlar ve yaptırımlar birbiriyle çelişedursun, medya görevini en iyi şekilde yapıyor!
Nasıl mı ?
"Madde açığı"ndan yararlanan bir genç oyuncuyu haketmediği şekilde, layık olmadığı sıfatlarla karalayarak daha fazla gazete satıp, daha fazla reyting elde ediyorlar. Yani Futbol Federasyonu aslında talihsiz beyanatlarda bulunup, şuursuzca kararlar alıp, anlamsız cezalar vererek, medyayı zengin ediyor. Etik anlayıştan bahsediyor ya herkes, Necip'in yaptığı etik mi diyorlar ya... Ne medya, ne de TFF, 20 yaşındaki Necip kadar bile etik davranamıyor!

0 Comments