Bitmedi Gün Hala
O kadar uzunsun ki seni bitiremiyorum, bir ömür yaşamış gibi tekrar tekrar uğraşıyorum. Bir el giriyor ruhuma, çekiyor içimden bana ait olmayan şeyler gösteriyor tekrar ve de tekrar, adına nefretin diyor. Bir ömür var ellerimde akıp gidiyor, ben ve de benim, sadece izleyebiklerimle tüm bu sessiz kabullenişimin derinlerinde. Bitmesini beklemek bile istemediğim günler geçiyor her birinde, tıkanmış ruhlar geliyor karşıma her seferinde, tükenmiş hayatları görmüyorum tükenmez tekrarları izledikçe. Sabahın ışığı üzerime vurmadı mı, akşamın karanlığı gözlerime dolmadı mı, hayatın adaleti bizlere sunulmadı mı? Nasıl bir günsen seni bitiremedim. Bir kağıt beyaz boş ve yazısız, üzerindeki isimler sayısız, rengini merak etme skalasız, an gelir an ölçülmez...
Tekrar ve tekrar başlayan her güne, tekrar tekrar biten her güne, korkulanın korkusunda ölüme, bir ölü verildi ruhlar özgürleşti. Olduğum dünyaya döndüm dünyam aydınlandı, varlığımı kabullendim yokluğumdakiler çalkalandı. Bugün bir ölü verildi ama üzüleni görülmedi. Adım adım kabul edemediğimiz biten o sınırın çizgisinde ayağa şıçrayan onlarcası ben gibi beş dakika sonrası ve beş dakikanın on dakika daha sonrası, bir tarifi var tarihin elbet, yedi hafta kaldı ve biz yapamadık. Siz zaten yapamadınız ama biz de o ruhu yenileyip arşınlayıp her diyardan tutup kopartarak adım adım mücadelemizde o armayla bütünleştirip başaramadık.
Bazen kabullenmek gerekiyor, bazen susmak ve susmayı hissetmek. Başarısızlık değil, başarısızlığı satın alanlar delirtiyor. Kabul edilemez bir hayat kıpırtısı için son kez ayağa kaldırdı bizi, bir birimize bile söyleyemediğimiz şeyi düşünmekti, ona bile sınır biçildi beş dakika! Nice beş dakika geldi ve geçti ama günümde yaşadığımdır unutamadığım, ayağa kalkıp haykırıp o umide sarılıp son kez yaşayıp orada oluşumuza biçilen ömrün bitişini kabullenmektir. Ama kafana vura vura, ama erken çıkışlarla dışarıya. Bir İzmir rezaleti (bir Ankara Polisiyesi BEHZAT Ç.misali) inanan sadece bizler mi? Gün bitmedi inananı kalmayan davanın ölüsü işin uzmanlarınca defnedilmeliydi. Sayısız definci bir arada tabutçu bile var yanlarında ellerindeki zehirleri akıtıp hafta içi yazmadılar mı "A.Ş. olmaz isek battık". Bizlere biçilen sevincin son mücadele ümidinin bittiği dakika gibi her birinizin bittiği günler gelmedikçe bana " hiç bir gün bitmemiştir"
O beş dakikalık yoğunluk hissi sonuca bakmaksızın vazgeçemediğimiz şey tadı damağımızda unutamadığımız. Beş dakika sevinip ömründeki üzüntüyü kabullenenlere...

1 Comment
Vayt diyorum.
Reply