30 Mart 2010 Salı

Büyü Bozuldu : 1-0

Ligin zirvesindeki şampiyonluk, dibindeki kümede kalma heyecanın dışında hedefsiz kalan, en fazla bulundukları sırayı kaybetmemek ve belki bir sıra yükselmek için oynayan iki takım karşı karışya geldi :

Kupada adım adım hedefe yürüyen ve uzun zaman sonra Galatasaray galibiyetiyle büyük bir maç kazanarak morallenen Trabzon ile, ilk yarının flaş takımı olan ancak son haftalarda kötü sonuçlar elde eden ve yıllardır bu takımda iyi işler başaran Tolunay Kafkas'ın sözleşme yenilemeyeceğini söylediği Kayseri...

Bu hedefsiz olduğu söylenebilecek iki takımın güzel futbolu hedefleyeceği ve güzel bir maç izleteceği umuluyordu. Ancak ilk 15 daika tam bir hayal kırıklığıydı ki, "futbol adına hiçbir şey yoktu" denilebilir ! Bu dakikada sağ çaprazdan kullanılan serbest vuruşa Egemen'in Hamidou'da kalan etkisiz kafası, maçtaki kaleyi ilk yoklama girişimiydi. Sürekli faullerle ve taçlarla kesilen maçın bu bölümü sıkıcı olurken daha çok topa hakim olan Trabzon orta sahada pas hataları ve kaybedilen toplarla pozisyona giremiyor, Kayseri'nin ise konuk takımın hücum ederken kaybettiği toplarda kontra ataklarla gol arayacağı görülüyordu.

20'li dakikalara gelindiğinde maç biraz daha hareketlendi ve Trabzon'da, Alanzinho'nun tehlike yaratan şutunun ardından 30'da yine Alanzinho'nun ara pasında kaleciyle karşı karşıya kalan Gabric, Umut'u aratmayacak bir şekilde mutlak golü kaçırdı.

Bu dakikadan sonra topa daha iyi hakim olan ve daha bilinçli ataklar yapan Trabzon, devre sonuna kadar yakaladığı fırsatları son vuruşlardan sonuç çıkmaması ve gol vuruşu için yapılacak son pasların isabetli olmamasından dolayı gole ulaşamadı. 

İkinci yarıda topla daha fazla oynayan ve diri gözüken Kayseri, Trabzon'un ataklarına karşılık vermeye başladı. Kayserispor, kanatlardan gelmeye çalışırken orta sahadan savunma arasına yapılan denemelerde Kayseri savunması geçit vermiyordu.

Yağmurun ağırlaştırdığı zemin, zaten top kontrolü ve paslarda sıkıntı yaşayan Burak'ın daha etkisiz olmasına sebep olacağından Burak-Teofilo, böyle bir sahada oynayacak doğru isim için ise Gabric-Ceyhun değişiklikleri olumluydu. Ancak Ceyhun etkisiz kalırken, Teofilo'nun da oyuna fazla bir şey katmamasının yanında ceza sahası dışından çıkardığı usta işi vuruşta direği geçemeyip Trabzonspor formasıyla ilk golüne ulaşamadı.

ALANZINHO YANILGISI !
Son haftaların formda ismi ve herkesin beğeniyle izlediği Alanzinho, bu maçta da fazlasıyla etkili oldu. Ancak 63'te orta sahadan aldığı topu rakipleri bir bir çalımlayarak ceza sahası son çizgisine getirdikten sonra içeride adeta "konuşlanan" forvetlere açmak yerine kaleye göndermeyi yeğledi ! Göze hoş gelen oyunuyla sürekli övgüler alan Alanzinho, bu güzel hareketlerden sonra topu ayağından zamanında çıkartıp yardımlaşması gerektiğini de öğrenmeli !  Eğer, kendi deyimiyle, "takımı sırtlama" görevini üstlenmek istiyorsa, zaten topla fazla oynayan stilini abartmayı unutmalı ! Ancak "kendine" oynamayı yavaş yavaş alışkanlık haline getirmeye başladığının bir diğer işareti 88'de 5 kişiyle yüklenirken orta açmak yerine gol olması çok zor bir noktadan çektiği şutta geliyordu. Alanzinho'nun, taraftarın hoşuna giden bu oyunu daha önce gerçekleştiren Yattara'nın, tribünlerin sevgili olduktan sonra durumu iyice abartması ve daha sonra "canı istediği zaman oynayan" görüntüsüne rağmen hala daha el üstünde tutulan bir duruma gelmesi en büyük tehlikedir.

Son dakikalara doğru zeminin de etkisiyle çöken orta saha sayesinde Kayseri de Makukula'ya atılan toplarla tehlike yarattı ve 83'te uzun topu indirip güçlü fiziğiyle Trabzon defansını "dağıtan" Makukula, top 3 defans oyuncusu arasına sıkışınca kendi başına yarattığı pozisyondan sonuç alamadı. Ancak son dakikada ilk kez bu kadar organize gelen Kayseri, Trabzon'un yıldızlarına ders verici yardımlaşma ile, Onur'un sadece çelebildiği sert ortayı Makukula'nın tamamlamasıyla maçı kazandı.
MAĞLUBİYETİN SORUMLUSU ?
Trabzonspor'un genel olarak bakıldığında çok iyi oynadı ancak farklı kazanması gerektiği maçı Kayserispor neredeyse hiç oynamadan kazandı ! Bu mağlubiyette iyi oyuna rağmen Trabzon'lu futbolcuların da payı büyük. Yeterli etkinlikte bulunamayan Selçuk-Colman'ın forvetlere atılacak tehlike yaratıcı paslarda etkisiz olmalarıyla orta saha-forvet yardımlaşmasının yapılamaması, çok övülmesine rağmen yeterince yardımlaşmaması yüzünden mutlak gol şansı olabilecek topları zor pozisyonda kendi değerlendirerek harcayan Alanzinho, takımın en iyilerinden Serkan Balcı'nın sakatlığı dolayısıyla kadroda bulunmaması ve bu nedenle takımın çizgilere inişler ve bindirmelerle yapılacak tehlikeli ortalardan, yardımlaşmayla kaleye inişlerden mahrum kalması, 2010'da gelen ilk mağlubiyetiin sebeplerinden gösterilebilir.

Share this


1 Comment
avatar

evet belki Alanzinho dün akşam çok fazla show'a kaçmış ve bazı pozisyonları harcamış olabilir ancak gabric'e yarattığı pozisyonu ve trabzonspor'da dün akşam sorumluluk alan tek futbolcu olduğunu da görmezden gelemeyiz. Bence dün akşam trabzonspor şanssızdı ve kaleci eksikliğinin bedelini yine ağır ödedi. eğer bir takım şampiyonluğa oynamak istiyorsa kalesini çok kaliteli bir isme emanet etmesi gerekir, onur'a değil.

Saygılarımla

Reply