Galatasaray'da Sorun Ne?
Dün akşam bir kez daha derbi maç öncesinde favori gösterilmenin ne kadar yanlış olduğunu gördük. Çoğunluğun favorisi Galatasaray kaybetti ve böylece Fenerbahçe'nin zor zamanlarında Galatasaray'ı yenerek moral kazanma alışkanlığı bir kez daha gerçekleşmiş oldu. İki hafta önce aldığı Gençlerbirliği beraberliğiyle "şampiyonluk yarışından koptu" denilen Fenerbahçe, bugün Bursaspor'un 3 puan gerisinde ikinci sırada ve son 6 maçında İstanbul dışında oynayacağı sadece Ankaragücü maçı var. Dünkü mağlubiyetle dördüncü sıraya gerileyen Galatasaray için ise artık şampiyonluk şansının, üzerindeki üç rakibinin yapacağı beklenmedik puan kayıplarına bağlı olduğunu söyleyebiliriz. Fakat Galatasaray'ın matematiksel olarak şansı olsa da, Sami Yen'de Fenerbahçe'ye kaybedilen derbinin moral bozukluğu ve Bursaspor ve Fenerbahçe 6 maç oynarken Galatasaray'ın 7 maç oynayacağını göz önüne alırsak, Galatasaray için bu sezonun şampiyonluk treni Trabzon ve Fenerbahçe maçlarının ardından kaçmış gibi görünüyor.
DEVRE ARASI OPERASYONU TUTMADI
Galatasaray'da sezonun faturasını sadece Rijkaard'a kesmek son derece yanlış olur. Bu kötü performansın yönetim, teknik ve futbolcular olmak üzere üç ayağı var. Öncelikle Galatasaray yönetimi ilk yarıyı iyi konumda bitiren takıma maç eksiği olan üç yabancı oyuncu getirerek adeta bir kumar oynadı. Devre arasında gelen yabancılardan Avustralyalı Lucas Neill oynadığı futbol ve profesyonelliğiyle taraftarın gönlünü kazanırken Dos Santos ve Jo'nun şimdiye kadar takıma verdiği pek fazla şey olduğundan söz edemeyiz. Jo ve Santos maç eksikleri ve uyum süreci gibi sorunları henüz atlatamadıkları için kalitelerini gösterebilmiş değiller. Bu iki oyuncunun kendilerini gösterebilmek için zamana ihtiyacı varken onlara yer açmak için feda edilen oyuncunun Türkiye'ye alışmış ve Galatasaray'a birçok maç kazandırmış olan Shabani Nonda olması yönetimin yanlışıydı. Ayrıca Caner, Jo ve Dos Santos gibi kiralık oyuncuların yanında Kewell gibi bonservisli oyuncuların sözleşmelerinin Haziran ayında bitiyor olması Galatasaray takımını yaz aylarında ciddi bir maliyet altına sokacak. Sezon sonunda kaçması olası şampiyonluk üzerine eklenecek bu mali yük Adnan Polat ve yönetimini sıkıntıya sokabilir.RIJKAARD'IN HATALARI
Tabi bütün suçu yönetime atarsak haksızlık etmiş oluruz. Sezon başında takımın başına büyük umutlarla getirilen Frank Rijkaard da yaptığı yanlış seçimler ve takıma oturtmak istediği düzenden bir türlü verim alamaması nedeniyle kötü sonuçların hazırlayıcısı oldu. Takıma oturtmak istediği 4-2-3-1 düzeninden sonuç ne olursa olsun vazgeçmemesi ve oyuna yaptığı yanlış müdahaleler ile yaptığı oyuncu değişiklikleri sarı kırmızılı taraftarları bazı maçlarda çileden çıkarttı. Fakat Rijkaard'ın bu sisteminin bir türlü işleyememesinin altında, orta saha oyuncularının tek yönlü olmasının etkisi çok büyük. Mustafa Sarp, Mehmet Topal gibi savunmacı orta saha oyuncuları hücuma neredeyse hiç destek vermezken, Keita, Dos Santos ve Arda gibi hücumcu oyuncular takım savunmasına katkıda bulunmadılar. Galatasaray takım savunması konusunda yaşadığı problemleri sezon boyunca çözemedi ve her zaman rakiplerinden daha fazla gol atmak zorunda kaldı. Bu nedenle Beşiktaş, Bursaspor, Fenerbahçe gibi diğer şampiyonluk adaylarının 1-0 veya 2-0 gibi gol yemeden kazandığı maç sayısı Galatasaray'a göre daha fazla.
SAMİ YEN TOPÇUSU KEİTA
Galatasaray'ın hücumdaki en tehlikeli oyuncularından olan sağ kanattaki silahı Keita da bu sezon "maç seçmekle" fazlaca suçlandı. Hatta onun için "Ali Sami Yen futbolcusu" diyenler bile oldu. Keita'nın deplasmanlarda gösterdiği performans da bunu doğrular nitelikte. Sadece Keita değil sezon başında Manchester City'den büyük umutlarla alınan Elano da ilk haftalarda Kayserispor'a attığı gol dışında Galatasaray'da iz bırakabilmiş değil. Savunmada geçtiğimiz yılları aratan Servet ve kalede yaşanan soruna Leo Franco'nun da ilaç olamaması Galatasaray'ı büyük sıkıntıya soktu.Yönetim, teknik heyet ve futbolcuların hataları da Galatasaray'ın bu zor durumuna tuz biber ekti ! Ama Galatasaray bunlara rağmen şampiyon olabilir fakat kalan 7 haftada çok iyi bir performans göstermesi ve şans faktörünü de yanına alması şartıyla...



1 Comment
Bir şans golü yine Galatasarayın Fener karşısında malup olmasına neden oldu... Gole kadar Galatasaray Fenerbahçe'den daha üstün oynadı. Top Fenerbahçeli futbolculardaymış gibi görünse de 10. saniyeden itibaren Galatasaray daha çok atak yapan daha çok tehlike yaratan taraf oldu...
ReplyAncak Galatasaray'da bir hastalık var... Artık buna sabırsızlık mı demek gerekir bilmiyorum ama gol erken gelmediği zaman dakikalar ilerledikçe rakip kaleye daha az gitmeye, yana ve geriye oynamaya başlıyorlar... Nitekim dün akşam yine böyle oldu ve bu sefer Fenerbahçe Galatasaray kalesine gelmeye başladı 70. dakikada ise amatör bir kalecinin bile yapmayacağı bir hata geldi Leo Franco'dan... İlk geldiğinden beri bende güvensizlik uyandıran bir isim olan Leo Franco üstüne gelen topu yumruklamak yerine tutmaya kalkınca yerden sekip hızlanan top elinden kaydı ve kaleye girdi.. Galatasaray bu dakikadan sonra geriye düştüğü her maçta olduğu gibi bocalamaya paniklemeye ve şuursuzca yüklenmeye başladı... Sakin ve ayağa paslarla kaleye gitmek yerine doldur boşaltı tercih ederek Fenerbahçe'nin ekmeğine yağ sürmüş oldu...
Bu malubiyetin faturası bir çok kişiye kesilebilir ama kuşkusuz en büyük pay bir türlü dikine ve rakip yarı alana oynamayı beceremeyen orta saha ve kaleci Leo Franco'nun'dur...
bu arada Hakem Cüneyt Çakır'a da bir parantez açmak istiyorum... Kendisi dün akşam gerçekten kötü bir yönetim gösterdi... İlk yarıda Guiza'nın pozisyonunda ofsayt bayrağı kaldırıp Fener'i bir golden etmiş, maçın son dakikalarında Lugano'nun Dos Santos'a yaptığı harekete penaltı çalmamış gereksiz sertliğe prim tanımış ve kendisine yakışmayan bir performans sergilemiştir...
Saygılarla...