Hiddink Üzerine...
Federasyonun, uzun bekleyişlerden ve yeni teknik direktörün bir türlü belirlenememesi dolayısıyla karşılaştığı sert eleştirilerden sonra Milli Takım’ın başına Guus Hiddink’in getirileceğini açıklamasının ardından, bu karar teknik direktörün “yerli olmalı-yabancı olmalı” şeklindeki tartışmalarının bitmesiyle çoğu kişi tarafından olumlu bulundu. Hatta tüm basında bayram havası hakim olmuş, genel olarak da Hiddink’in “Türkiye’yi ve Türk futbolunu tanıdığı” söylenerek, bu teknik adamın tercih edilmesinin isabetli bir karar olduğuna kanıt gösterilmeye çalışılmıştı.Grubumuzdaki bütün takımların aksine, 2012 Avrupa Şampiyonası kuraları belli olduktan sonra açıklanan teknik direktörümüz, buna rağmen anlaşmaya göre takımın başına hemen geçmeyecekti. Halihazırda çalıştırdığı Rusya Milli Takımı ile Temmuz ayına kadar sözleşmesi bulunan Hiddink’in, Macaristan maçından sonra takımdan ayrılacağı söylense de, o bunu dillendirmekten kaçınmıştı. Zira bu maçtan sonra yaptığı açılamada “Rusya'da güle güle derken 'do svidaniya' kelimesi kullanılır. Bu kelimenin 'tekrar görüşürüz' anlamına geldiğini öğrendim. Bu yüzden ben de veda etmiyorum.” dedi. Rusya ile sözleşmesi bittikten sonra A Milli Takımımızın başına geçeceğini daha önce vurgulamış olan Hiddink bir taraftan da Dünya Kupası’nda mücadele edecek olan Fildişi Sahilleri ile temas halinde ve yurt dışı kaynaklı gazetelerin haberlerine göre bu takımın başına geçerek Dünya Kupası’nda mücadele etmesi kesin gibi.
Yani şu anda “teknik direktörümüz” dediğimiz Hiddink, Rusya’dan ayrıldıktan sonra bize gelmeyi düşünmüyor, bir de Dünya Kupası çıkarayım da ondan sonra Türkiye’nin başına geçerim diyor. “Ağustos ayında takımın sözleşmeli teknik direktörü olacağım” söyleminin sebebi de bu. Dillendirmese de ve Türk basınıyla yaptığı röportajlarda bu duruma değinmese de, Fildişi Sahilleri’ne transferinin gerçekleşmesinin yüksek olasılık olduğu söylenmekte.

Bunun sakıncası nedir ? Bilemiyoruz daha önce buna benzer bir örnek var mı ? Temmuz’a kadar sözleşmesi olduğu takımdan sözleşme sonunda ayrılıp, Dünya Kupası’nda, 1 ay boyunca bir takım çalıtırıp daha sonra hemen Ağustos’ta bir diğer takımın başına geçen bir teknik direktör... Yani 3 ay içerisinde 3 ayrı takım çalıştıracak bir teknik direktör örneği oldu mu bilinmez ama bu durumun pek de sağlıklı olmadığı açık. Hiddink’in Dünya Kupası’nda Fildişi Sahilleri’ni çalıştırması demek, zaten Portekiz ve Brezilya gibi iki dünya devinin bulunduğu bir grupta yer alan takıma tamamen odaklanacak demektir. Eğer Fildişi Sahilleri böyle zor bir grupta yer alırken Hiddink gibi bir hocayı getiriyorsa takımın başına, işi ciddiye alıyor ve elinden geleni yapacağını, hemen pes etmeyip büyük bir mücadeleye girişecek demektir. Hiddink’in de tamamen kendi bu takıma odaklanması, Dünya Kupası’ndan kısa bir süre sonra Eylül’de başlayacak olan eleme maçlarımız için yeteri kadar kafa yoramayacağını gösteriyor.
Takımı yönetecek teknik direktörün erken (!) açıklanmasının bu durumda hiçbir anlamı kalmamıştır. Şu anda Oğuz Çetin’in yönettiği takımın Hiddink ile hiçbir bağlantısı maalesef bulunmamaktadır. Çünkü onun aklı Dünya Kupası’ndaki zorlu rakiplerinde şu sıralar.
Burada bir hatırlatmada bulunmak gerekirse, Rusya’da görev yaptığı süre boyunca “Rus futbolunun kurtarıcısı” olarak nitelendirilen hatta kendisine onursal vatandaşlık verilmesi çağrısında bulunulan Hiddink öte yandan ülkeyi çok az ziyaret ettiği ve oyuncularla çok az zaman geçirdiği gerekçesiyle sert şekilde eleştiriliyordu !

Honduras ile yaptığımız hazırlık maçının kadrosu konusunda, Oğuz Çetin’in kendisinin insiyatif aldığını söylemesinin aksine, Guus Hiddink, kadronun kendi direktifleri doğrultusunda oluştuğunu açıkladı. Bunun ne kadar inandırıcı olduğunu takdirlerinize bırakıyoruz. Ancak Emre Güngör gibi kendi takımında devamlı oynamayan bir oyuncuyu mu Hiddink buldu da kadroya girmesi talimatını verdi ? Veya uzun bir sakatlık döneminden yeni çıkan Sabri’nin hazır olduğunu mu gördü de onu ilk 11’de oynattı ? Yoksa Bursaspor’da parlayan Volkan Şen’i bunca önemli işi (!) arasında keşfetti de mi formayı ona teslim etti ? Belki kendisiyle telefon ve e-mail yoluyla haberleştiğini söyleyen Oğuz Çetin söylemiş olabilir, “bakın hocam şu oyuncular var, oynatalım” şeklinde. Ancak Oğuz hoca da kadroyu kendisinin kurduğunu söylüyorsa bir yerde bir hata var demektir. Korkarız, biz Hiddink gibi kendisini ispatlamış, başarılı bir teknik adamla anlaştık diye sevinirken, kendisinin Fildişi Sahilleri’nde farklı hedefleri söz konusu ve şu sıralar takımımıza zerre kadar kafa yormuyor.
Burada hata Hiddink’in kendisinde mi ? Yoksa Hiddink’in durumunu bilmesine rağmen “takımın başına getirdik” diyerek herkesi uyutan ve takımımızın grup maçlarına 1 ay kala ancak teknik direktörüne kavuşmasına sebep olacak olan federasyonun mu ? Kuşkusuz Hiddink gerçekten önemli bir isim ve başarısı da ortada ancak onun bizi olumsuz etkileyecek bir adım atmasının önüne geçmek için federasyonun devreye girmesi gerekmiyor mu ? Sadece Guus Hiddink’i getirdik ve bitti mi ?
HAKAN AYTAÇ
2 Comments
Ben şu ana dek bu federasyonun zamanında ve doğru kararlar aldığını hatırlamıyorum. Hep geç, hep hatalı. Güçlerini aldıkları yer de TBMM olunca karşıt sesler de bir şekilde kısılıyor. Fatih Terim'in gidişi sonrası onlar da gidebilirlerdi bence. (Hiç bir şey kaybetmez, aksine futbolun içinden gelen kişiler tarafından yönetilen bir TFF'ye sahip olabilirdik. Hakan Şükür'ün bu iş için oynadığı artık iyiden iyiye belli oluyor. Ki bu sevindirici bir haber.)
ReplyBu takım nasıl bir takım? San Marino muyuz biz Allah Aşkına? Hiddink'in kalitesi, yaptıkları, eyvallah senin de bahsettiğin gibi ama biz de Dünya Kuapsı'na hiç gidememiş, Avrupa Şampiyonası yüzü görmemiş aç ülkelerden biri değiliz. Beğeniriz/beğenmeyiz ortaya son 10 yılda önemli işler koymuş bir takımız biz. Hiddink'in yaptıklarımıza bakarak bizi ciddîye almaması imkansız. Bu ciddiyetsizliğin arkasında başka işler var ve bu gölgelerin kime ait olduğunu az çok biliyoruz.
Daha kendine sanaldan öte bir Teknik Adam bulamayan bu federasyonun Euro 2016 adaylık sürecinde ne gibi komedilere imza atacağını keşke takip edebilseydik.
Yazı için teşekkürler. Takipteyiz bundan böyle.
Ağustosa kadar Hiddink'in kafasında Türk milli takımı,imzalanan anlaşmadaki maaş miktarı dışında hiçbir şey ifade etmemektedir.Dolayısıyla ne Emre Güngör ne Volkan Şen Hiddink'in aklından bile geçmemiştir.
Reply