Vay be 3-1!
Yer : İstanbul
Tarih : 20.04.2010
Saat : 21:28
Odamda otururken televizyonun karşına geçip İnter-Barcelona maçını izlemek için hareketlendim. Acaba nasıl bir maç olacaktı diye gün boyu kafa yormuştum ama hala hiç bir fikrim yoktu. Aklımdan türlü türlü şeyler geçiyordu; "ya Barcelona bu ezer İnter'i" , "Messi var abi ya" , "En kötü beraberliğe oynarlar ama o zaman da maç bayar" , "İnter'in alması zor gibi" vs... Düşündükçe içinden çıkılmaz bir hal alan durum ,maç başladıktan 10 dakika sonra yerini "bu İnter alır bu maçı" ' ya döndü. Çünkü inanılmaz hazırlanmış bir Mourinho vardı Barcelona karşısında. Grup maçlarında oynanan karşılaşmalardan harika dersler çıkarıp adeta suikast planı hazırlamış Katalan'lara Portekizli teknik adam. Tabi bunu sahada Balotelli dışında eksiksiz uygulayan futbolcu ekibiyle beraber.
Mourinho, Barcelona'nın hücuma çıkarken orta sahada top alan 3'lüsünden (Busquest-Xavi-Keita) önlü, arkalı, sağlı, sollu nereden gelmeye çalışıyorlarsa oradan presten ziyade tam isim vermek gerekirse top kampaya odaklamış takımı. Ve topu kapan adam ya Pandev ve ya Eto'o'ya ya da Milito'ya hızlı bir şekilde ulaştırmaya çalıştılar. İsabetli veya isabetsiz ama her seferinde bunu denediler ve bir çok denebilecek sayıda da gol fırsatı yakaladılar. Golü yedikleri 19. dakikada bile ekran başında İnter'in gol bulacağından emin bir şekilde izliyordum karşılaşmayı çünkü sistem çok iyi işliyordu ve Guardiola bu konuda hiç bir önlem almamaya yemin etmiş gibiydi. Sonuçta toplar kapıldı, arapasları atıldı ve goller geldi. Alves çoğu kontra atakta kendi adamını unutup, kaçırınca gollerin gelmemesi zaten imkansız hale gelmişti.(Bkz. İnter'in 1. ve 3. golü) Ama bunların yanında Milito'nun insana seyir zevki veren oyunu da cabasıydı. Maçı 3-1 kazanmıştı İnter ve 8 gün sonra oynanacak rövanş maçı için oldukça avantajlı bir skorla ayrılıyordu sahadan. Bütün bunlar olduktan sonra aklıma şu soru geldi ve cevabını hakikaten merak ediyorum. Bugün bu maçta İnter'in bu şekilde galibiyeti mi daha çok keyif verirdi yoksa Messi'nin harikalar yaratıp Barcelona'ya kazandırdığı maç mı daha fazla keyif verirdi? Bu konuda herhangi bir cevabım yok ama şüphesiz bu maç yeterince futbola doyurdu beni.
Gelelim maçta dikkat çeken detaylara... Milito'nun 1 gol ve 2 asistlik performansı tabi ki görmezden gelinemez ama sahada kendinden inanılmaz emin ve takıma ve taraftara güven veren bir tecrübe de es geçilecek gibi değildi. O kişi elbette Javier Zanetti'ydi. Her takıma lazım denecek türden bir adam olduğunu bir kez daha gösterdi. Gün İnter'in günü olunca Maicon'da hatırlatılmalı tabi. Yine üst düzey bir performans ortaya koydu ve milli takımdan mevkidaşı ve aynı zamanda mevki olarak rakibi olan Alves'ten ne kadar üstün olduğunu Dunga'ya ve tüm dünyaya göstermiş oldu. Sıra geldi günün olay adamına... Ben bu satırları yazarken büyük ihtimal İtalya Basını'da ona saydırmaya başlamıştır. Cidden 'Olay Adam' ama! Ne kadar Mourinho onu kazanmaya çalışsa da, o, ben yokum bu oyunda diyor. Oyuna girdiği andan itibaren umursamaz tavırlar gösterip , bütün takım tabiri caizse köpek gibi koşarken, o oyuna 3 dk. önce girmesine rağmen 2 metre yanındaki adama gölge markajı bile yapmıyordu. Ve zaten ona Milan'la ilgili açıklamalarından dolayı öfke kusan taraftar iyice patladı. Tabi o da taraftara tepkisiz kalmadı. Yaptığı hareketlerle ortamı iyice gerdi ve İnter'in galibiyetine gölge düşürdü bile diyebiliriz. Dediğim gibi 'Olay Adam' işte...
İşin enteresanı Jo Alves'e bunların kat kat fazlası yapılırken o tek bir elini bile kaldırmayıp oyununa devam etmişti. Akıllardaki soru; "Acaba Jo iyi bir futbolcu mu ya?".


1 Comment
Beklediğim bir sonuç .
ReplyNou Campta da İnter en fazla bir farkla yenilir kupaya adım adım gıdıyolar.