Dünya Basketbol Şampiyonası Ardından Timur Topuz İle Söyleşimiz
1) Dünya basketbol şampiyonasında nasıl bir görev yaptınız?
Aslında TBF LOC (yerel organizasyon komitesi) gönüllü ekibinde hizmet ederken birden kendimi FIBA ekibinin içerisinde buldum. FIBA Basın Ekibinde Televizyon yayınlarından sorumlu birimin yöneticisine asistanlık yaptım. Şampiyonanın aklınıza gelebilecek her türlü yayın çalışmalarının (önce istanbul gurubu ve sonra finaller) her anını bizzat yaşadım.
2) Organizasyonun alt yapısı hakkında düşünceleriniz nelerdir?
TBF-LOC gerçekten beklentilerin üzerinde bir performans sergiledi. Hazırlıklar alt yapı mükemmeldi. Özellikle finaller için içi bomboş olan Sinan Erdem Spor Salonu neredeyse 24 saat içinde hazır hale getirildi. Fiba üst düzey yetkililerinin takdirlerini çok sık bizzat kulaklarımla duydum.
3) Sizce organizasyonun daha iyi olabilecek yönleri nelerdir?
Malesef yeterli ve ilgi çekici tanıtım yapılmadığı kanısındayım. Mesela grup maçlarında İstanbul'da Türkiye maçları dışında bir tek binlerce Sloven akın ettiği için Slovenya maçlarında salon doluydu. Bir biletle bütün gün maç izleyebilmek ne kadar güzelse de özellikle hedef maçlar için bilet bulmayı imkansızlaştırdı bu durum.
4) Başka organizasyonlarda da görev alacak mısınız?Aslında FIBA'daki Basın ekibi yöneticileriyle kurduğum güzel ilişkilerim devam ediyor. Belki İspanya'daki şampiyonada da görev yapabilirim.
5) Bu tarz organizasyonları sever misiniz? Sporu sever misiniz?
Ben bu tip organizasyonlarda yer almaktan çok keyif duyuyorum. Aslında bir vakıfta yöneticilik yapıyorum. Şampiyonada beni görenler "yahu ne işin var senin burda" diye soruyorlardı. Şampiyona boyunca işimi gücümü bıraktım her günü dolu dolu yaşadım. 7/24 oralardaydım yoruldum ama bir kere "of" demedim. Alınan keyfi siz düşünün artık. Sporu çok seviyorum. Başta basketbol olmak üzere futbol, voleybol gibi takım sporları bana çok keyif veriyor (ne kadar spor yapmasam da). Bakarsınız FIFA'da bize bir dünya kupasını Türkiye'ye verir ve ben orada olurum...
Malesef yeterli ve ilgi çekici tanıtım yapılmadığı kanısındayım. Mesela grup maçlarında İstanbul'da Türkiye maçları dışında bir tek binlerce Sloven akın ettiği için Slovenya maçlarında salon doluydu. Bir biletle bütün gün maç izleyebilmek ne kadar güzelse de özellikle hedef maçlar için bilet bulmayı imkansızlaştırdı bu durum.
4) Başka organizasyonlarda da görev alacak mısınız?Aslında FIBA'daki Basın ekibi yöneticileriyle kurduğum güzel ilişkilerim devam ediyor. Belki İspanya'daki şampiyonada da görev yapabilirim.5) Bu tarz organizasyonları sever misiniz? Sporu sever misiniz?
Ben bu tip organizasyonlarda yer almaktan çok keyif duyuyorum. Aslında bir vakıfta yöneticilik yapıyorum. Şampiyonada beni görenler "yahu ne işin var senin burda" diye soruyorlardı. Şampiyona boyunca işimi gücümü bıraktım her günü dolu dolu yaşadım. 7/24 oralardaydım yoruldum ama bir kere "of" demedim. Alınan keyfi siz düşünün artık. Sporu çok seviyorum. Başta basketbol olmak üzere futbol, voleybol gibi takım sporları bana çok keyif veriyor (ne kadar spor yapmasam da). Bakarsınız FIFA'da bize bir dünya kupasını Türkiye'ye verir ve ben orada olurum...
Zamanını söyleşimize ayıran Timur Bey'e teşekkürlerimizi sunarız kendisiyle gelecek söyleşimizi futbol dünyası hakkında yapmayı düşünüyoruz. Umuyoruz ki ülkemizde çok daha sporu sevdirebilecek ve halkla sporcuların, markalar ve spornsorlardan ayrılarak bir arada olabileceği bir çok organizasyona imza atılabilir. Soldaki fotoğrafta Timur Bey'in başkanlık yaptığı Protestan Kilisesi Vakfına Bobo ve Nobre ziyaretinden bir kesit.



1 Comment
iyimiş be kalemine sağlık Cem Unutmuş...
Reply