3 Kasım 2010 Çarşamba

Mühürlenen Stadyum, Buca Arena


İzmir şehrinin bitmek bilmeyen bir çilesini anlatmaya çalışacağız. Bundan sekiz yıl önce ülkede siyasi iktidar değişikliği yaşandı. Bundan önceki süreç içerisinde dağılan partiler, siyasetten elini ayağını çeken liderler ile değişik bir süreç içerisine girmişti Türkiye. Ülkede birçok denge yerinden oynuyor, hayal sınırlarımızın ötesinde bazı gelişmeler ile karşılaşıyorduk. Terörist başının tutuklanmasından tutun da yaşanan birçok kriz ve temeline varana kadar.

İzmir şehrinin Altay ve Göztepe ile 2001 yılında veda ettiği Süper Lig macerası siyasi iktidar ile orantılı olarak uzun yıllar sürdü İzmir şehri için. İzmir  iki süper lig temsilcisi ile çok nadir temsil edildi zaten. Bakmayın o sezon da iki takımla veda etmiş olmasına. İlerleyen süreç içerisinde final maçlarında defalarca kaybedildi süper lig bileti. Altay takımının Diyarbakır şehrinde oynadığı müsabakada içeriye, yayın yapacak ve özet görüntüleri alacak herhangi bir basın mensubu kamerası dahi alınmadan, sahaya inilerek dövülen futbolcularından, "devre arası oynamayacağız" denilmesine rağmen ileri boyutlarda tehditlerle maçın doksan dakikası tamalanıyordu. Ülke çok konuşamadı, Altay'ın nasıl küme düşürüldüğünü, dönem başkanı Mahmut Özgener'di Altay kulübünde.

Birçok olay birbirini izledi ve değişik dengeler gelişmeye başladı. İzmir şehrinde kendilerine ait olmayan, medyasının çok sevmediği, şehrin derin şaşkınlıklar ile izlediği bir yapılanmaya doğru ilerledi Bucaspor takımı. Alt yapı hamleleri ve tesisleşmesi hala sürmekte ve dudak ısırtmaktaydı. Alkışlar bir bir yükseliyordu. Bu ilerlemeyi korkulu gözlerle izleyen üretmeyi unutarak sadece İzmir şehrini sömürmeye dayalı bilinç ile yaşayan kısır iç çekişmeler içerisinde yaşıyordu İzmir kulüpleri. Önleri tıkanıyor ve de kapatılıyordu da.

İkinci lig klasman grubundayken Beşiktaş'ın efsane oyuncusu Korsan Kemal Kılıç takımın başına geçirildi. Yılmaz Özlem kaptanlık görevindeydi, Ozan İpek ile Erkan Taşkıran sol kanatta mücadele ederken orta alanda Kenan Aslanoğlu, Bekir Yılmaz, klasını konuşturuyordu, forvet hattında Mehmet Badtal, ve sakatlığıyla hepimizi üzen Sercan Kaya ile görev almaktaydı Türker. Defans hattında Bülent Uygun'un bitirmeye çalışıp da bitiremediği Veli Kızılkaya ve Ulaş Meyan Bulunuyordu. İsimler çok sıkıcı gelebilir, Ramazan'ı İzzet'i Taner Taşçı'yı hakkı geçen birçok kişiyi es geçebiliriz. O takımın bu sezon Bülent Uygun'un 15 milyon dolara kurduğu ve başkaları "30 milyon dolara kuramıyor bu takımı" dediği kadrodan 3 gömlek üstün bir takım olduğunu söylemeden edemedim.

Yapılmaya başlanan stadyum eski stadyumun devri ile yer değiştirilerek förmüle edilen projesini AKP tabanından olmasa da AKP'li belediye başkanı Cemil Şeboy temellendirmişti. Ankara imzaları attı, proje başladı ve tam bir buçuk sezon Bucaspor tüm resmi müsabakalarını o stadyumda yaptı. Ümit Milli müsabakaları o stadyuma verildi, geçtiğimiz yıl bayan milli takımı mücadelelerini izledik. Dile kolay onlarca uluslararası ve ulusal lig mücadelesi. Sezonu tamamladığında Kardemir Karabükspor ve Bucaspor takımları stadyum büyütme çalışmaları yapacaklarını açıkladılar. Kardemir şimdi naylon brandalarla örterek inşaat şantiyesinde müsabaka oynarken, yerel seçimlerde CHP'ye geçen belediyeden olsa gerek Milli Emlak, Bucaspor'un stadyumunu mühürleme kararı alıyordu. Bu Türk Futbol tarihinde bir ilkti! Aslantepe'de olanları ve sponsorluk anlaşmalarını tüm ülke biliyordu, İzmir'de olanlara ise kısacası devlet bir eliyle verdi, belediye CHP'ye geçince de mühürledi diğer eliyle denilmekteydi.

Bu süreç neden önemlidir?  Bu süreç sistemli şekilde Bucaspor kulübünün küme düşürülmesinde önemli bir hedef başlangıcıdır. Bucaspor kasasının Bülent Uygun sayesinde bir alt ligde ilk 6'ya oynayamayacak kadro kurması ve kör, topal, sakat "gel imzanı at, rahatına bak" taktiğinin milyon dolarlar ile, menajer şişirmesi transferlerinin iki alt kümede futbol oynaması zor olan balonları ile ekibi doldurması ve ilk fırsatta Olgun Peker'in aracılık ettiği iddia edilen Eskişehirspor macerasına kaçması sacın bir ayağıdır.

Bucaspor takımı Buca Arena'da iki sezonda çok az sayıda müsabaka kaybetti, muhteşem ambians ve taraftar baskısıyla ülkede  değişik bir mabet olan Buca Arena mimarisi ile tam bir komedi olsa da eskisinden çok daha iyi TFF'nin sezon başı "UEFA kriterlerine uygundur" dediği stadyumlarımızdan birisiydi.

Bucaspor takımı ligdeki ilk müsabakasını Beşiktaş'ın iddialı transferlerle dolu kadrosuna karşı resmi tarihe not düşürecekti. İzmir Atatürk Stadyumu, GSGM Sabri Sadıklar sacın diğer ayağını oluşturmaktaydı, kaçak binlerce seyirci, seyir zevkinin iğrençliği ve zeminin terörize ettiği futbol ancak bu kadar beter olabilirdi. 75 TL olan maç biletleri 600 TL'ye satışa sunulan kombineler, Bucaspor ve İzmir Futbolunda tarihi fiyatlardı. Asıl önemli olan müsabakada haddinden fazla bilet basıldığı ya da biletsiz seyirci olduğu değil müsabakanın giderleriydi.

Gençlik spor il müdürü oynanan her müsabaka için KDV hariç 11.000 TL hizmet bedeli almaktaydı, GSGM payı olarak 50.000 Tl alınmaktaydı, Yayıncı kuruluş naklen yayın bedeli olarak 55.000 Tl alınmaktaydı, 113.000 Tl kira bedeli alınmaktaydı, personel giderleri ve diğer giderler adı altında onlarca milyar, özel güvenlik kişi başı 55 TL, binlerce Polis yemek gideri ve masrafların ardı arkası kesilmemekteydi. Reklam gelirlerini GSGM adını vermek istemediğim bir pizza şirketine 280.000 TL'ye satmış, reklam gelirlerinden de Bucaspor takımı kasasına tek kuruş koyamamaktaydı. 10.000 üzerinde kaçak seyircinin içeri nasıl girdiği ile ilgili fikrimiz ise, ya kaçak olarak girmiş olabilecekleri ya da gişelerde özellikle Beşiktaş kale arkası için fazla bilet basılıp satılmış olma olasılığıydı.

Sonuç dünyanın en pahalı stadyum kira bedelini ödemeye mahkum edilen bir İzmir takımı, kasasını mafya vari yöntemlerle boşaltan kurumlar ve tüm bunlara sesini çıkartmayan kulüp yönetimi. Sezonluk olarak Alsancak Stadyumu'nu kiralamak bir süper lig ekibi için 221.000 TL artı KDV ve diğer ücretlerdir. Yani tek müsabaka oynayarak kendi stadyumunda bilinçli şekilde oynatılmayan Bucaspor takımı, bir sezonluk maç kira bedelinden fazlasını kasasından çıkartmış, hasılatta onbin üzeri kaçak seyirci ile hüsrana uğramış, reklam gelirleri de peşkeş çekilerek bir anda milyonlarca lira zarara uğramıştı.

Tesis zengini İzmir ekibi Bucaspor takımı, bir anda tesislerindeki halı gibi düzgün zeminleri olan sahalarının hepsini anlam veremediğimiz şekilde aynı anda yenileme çalışması içerisinde girişmiştir. Takım bir süredir antrenmanlarını suni çim, eski Buca Stadı ve ücret ödeyerek GSGM'nün yan sahalarını kullanarak yapmaktadır. Antrenman yapması sorun haline dönen ekibin, bir anda milyonlarca lira vererek halı gibi olan zeminini yenileme çalışması da kasasını boşaltmaktan başka bir anlam taşımamaktadır.

Kısacası bu bölümde değinmek istediklerimiz,

Bucaspor Yönetiminin anlam verilemeyen uygulamaları ve çanak tutulan uygulamalar.
Stadyumunda uluslararası müsabaka oynanmış, resmi lig müsabakaları oynanmış bir ekibin stadyumunun süper lige çıkmasıyla birlikte mühürlenmesi.

Bülent Uygun tercihi ve saçma sapan transferlere onay verilmesi. Takım iskeletini Bülent Uygun'un tamamen oyması. 25 transfer yapan kulübün medyada bugün de dahil transferler hakkında yanıltıcı rakam ve miktarları hakkında yanıltıcı meblağlar telafuz etmesi.

Dünyanın en büyük stadyum kiralarının ödenmesi.

Mafyanın reklam gelirleri ve birçok gelirlerini kulübün elinden alması.

Şaibeli, doktorların sakat raporuna  rağmen imzalanan sözleşmeler.

Takımın her sezon aynı yönetim içinden bir kukla başkan çıkartarak en az iki olağanüstü genel kurul yapması ve iki başkan değiştirmesi.

Kulübün dışarıdan iradeler ile yönetiliyor olması.

Önce Haziran, ardından Eylül'de yapılması gereken genel kurulların iptal edilerek Ocak ayında genel kurula gitme kararı alan yönetim.

Taraftar ile arada sorunlar yaratılması ve 600 TLlik  kombine, 75 TL'lik biletler ile İzmir tarihinin en yüksek rakamlarına ulaşılması.  Manisaspor 65'TL ye kombine satarken!!!

Amaç takımın tüm gelirlerine mafyanın ama dolaylı ama direkt el koyması. Yerel medya gruplarından bazılarının siyasi tabanı ile Bucaspor'u istediği an manşetlerde şok iddialarla taşıyarak bilinçli şekilde eski belediye başkanımız AKP'li Cemil Şeboy  ve yeni belediye Başkanımız  CHP'li Ercan Tatı arasındaki sürekli mide bulandıran sataşmalar yaratarak mevcut TMSF'nin el koyduğu gazeteler başta olmak kaydıyla Bucaspor üzerinden siyaset yapmak sevdası.

Stadyum genişletme çalışmalarının bu sezon bitilremeyeceğini düşünüyoruz, halk müsabakalardan ve dönen dolaplardan midesi bulanmış bir şekilde camiadan kopmuş ve istenilen derin kaos ortamıyla, halka "CHP'li belediyeniz olmasaydı stadyumunuz da bitmişti kasanız da boşaltılmamıştı" lafını kabullendirmek.

Tüm bu süreç Bucaspor'un bir oyuncak, mevcut sistem ile İzmir'in İstanbul ve Ankara şehirlerinin sömürüsüne malzeme, ve pozitif ayrımcılığın başkenti olmasıdır.

Devam edeceğiz, İzmir hakkında yazmaya...

Share this


2 Comments
avatar

geçenlerde taile gittim ve bucaspora bir abimle tanıştım .tabiki konu bucaspordu ve olanlardı.çok güzel bir analiz yaptı bana anlattığını aynen yazıyorum bana dediki sonyıllarda bucaspora gelen en faydalı teknik elaman olan menajerimiz ilter kasap ın bucasporu nekadar sahiplendiğinin belgesidir.menajerimiz bülent uygunun alınmasınada yapılan transferlerede hep karşıydı ve bunlar için çok mücadele etti ama olmadı ve sonunda bu çürkünlğin içine girmedi ve istifa etti.istifası sonrası 3 austos ta hürriyet gazetesinde çıkana açıklamsını lütfen üyü okuyun.
Özellikle Süper Lig vizesi alındıktan sonra yönetimin çok dağınık hareket ettiğini belirten Kasap, “Her yönetici kendi kafasına göre oyuncu almaya başladı. Yaklaşık 500 bin TL bonservis bedeli ödenerek transfer edilen Oğuz Başaran, Kadir Atkın, Ergun Cengiz gibi futbolcular kamp kadrosuna alınmadan gönderildi. Transferde çok garip hareket ettik. İsim vermek istemiyorum ama aralarında büyük fark bulunmayan Süper Lig kariyerli iki oyuncudan biri 1.2 milyon TL, ötekisi ise 500 bin TL'ye maloldu. Dengesizlik var” diye konuştu.

Yabancı transferlerinde de hatalar yapıldığını söylen Kasap, “Mendy amatör futbolcu gibi. Santrfor Dady zaten sakatlandı, ne olduğunu anlamadık. Hollanda'da gördüğüm kadarıyla Mulemo ve Leko dışındakiler hüsran yaratacak gibi duruyor. Umarım yanılırım, ama dost acı söyler. Severek hizmet ettiğim, şampiyonluk yaşadığım Bucaspor'u zor günler bekliyor” dedi.

Reply
avatar

Mükemmel bir analiz yapmışsınız... Stadyum konusunda sizin kadar bilgili değilim ancak yeni transferler hakkında şu kadarını söyleyebilirim. Bülent Uygun bilindiği üzere hem teknik direktörlük hem de menejerlik yapıyor. Yani hala bazı futbolcuların menejerlik haklarına sahip. Sivasspor'un şampiyonlar ligine katılma hakkını kazandığı sezonda da inanılmaz kötü oyuncular getirmişti ve Sivasspor belki de Ankaraspor küme düşürülmeseydi ligde tutunamayacaktı. Bahsettiğim bu futbolcular hala Sivasspor'un dipten kurtulması için büyük engel teşkil ediyor. Yani Sivasspor'un da omurgası bozuldu. Bucaspor'a getirdiği futbolcularında sakat olduğunu bilmesine rağmen sırf kendisine pay ayırmak için bu transferleri yaptırdığına eminim...

Reply