30 Aralık 2010 Perşembe

"İşçi Takımı" Paşabahçe Son Maçta Şansını Kaybetti

Başın öne eğilmesin
Aldırma paşa aldırma
Başın öne eğilmesin
Aldırma paşa aldırma
En büyük sen değilmisin
Aldırma paşa aldırma
Paşa aldırma
En büyük sen değilmisin
Aldırma paşa aldırma
Paşa aldırma..........

Dün Paşabahçe stadyumu tarihi günlerinden birisini yaşadı ve yukarıdaki tezahüratı binlerce kişi haykırdı. Genciyle yaşlısıyla amatör küme maçına binlerce insan akın etmişti. Türkiye’nin en eski stadyumlarından birisi olan Paşahahçe Stadyumu 1950’li yıllarda yapılmış olmasına karşın, geçmişinde Paşabahe şişe cam fabrikasının arkasındaki toprak sahada maçlarını oynamaktaydı. Şişe cam fabrikasındaki direnişlerle hatırladığımız Paşabahçe'nin anlatılacak o kadar çok efsanesi var ki... Paşabahçe takımı şişecam işçilerinin geçmişte oynadığı bir emek, işçi takımıydı. Zaten dün Gündoğdu Marşını “semtimiz işçi semti” şeklinde söyleyerek bu ruhu Paşabahçe şişe cam fabrikası taşınmış, tarihinden arındırılıp kapatılmış olsa da unutmamıştı semt sakinleri. Maçın başlamasına saatler kala kapılar polisler tarafından güvenlik önlemiyle kapatılmış, binlerce insan da dışarıda kalmış ve izlemekte güçlük çekmişti maçı. Maça ilgi gösteren futbol dünyasının birçok ünlü ismi de bu önemli final müsabakasını kaçırmamışlardı. Bunlardan birisi eski Beşiktaşlı Recep Çetin, namı diğer takoz Recep, Bucaspor kulübü yardımcı antrenörüyken Antalya kampından bu maç için İstanbul’a gelmişti.

Amatör kümenin son maçı olan mücadelede Sultangazi takımı taraftarları da maça gelerek takımlarını desteklemiş Paşabahçe taraftarının centilmeliği ve misafirperverliğini görmüşler, kol kola maçı izlemişlerdi. Maç iki takımın final mücadelesi olarak geçmiş ve 1-1 sona ermişti. Sultangazi 3’lü averajla Paşabahçe’nin üzerinde bu sezonu bitirerek çıkış vizesi için şans yakaladı. Paşabahçe ise umutlarını gelecek sezona taşıdı. Paşabahçe’li futbolcular ve taraftarlar o kadar inanmışlardı ki, son düdük çalar çalmaz hem tribünlerdeki binlerce taraftar, hem de sahadaki futbolcular gözyaşlarını tutamamıştı. Bu buruk sonuçla biraz hüzünlenen semt çocukları, maçtan sonra Burunbahçe yolunu tutup boğaza karşı hüzünlerini yatıştırmaya çalışıyorlardı. Ne diyelim, ülke futboluna ve altyapısına İstanbul Büyükşehir’de oynayan İskender gibi birçok ismi kazandıran Aşkın Hoca'ya gelecek sezon kaldığı yerden Paşabahçe'deki onur mücadelesine devam diyoruz!

Yazımızı Paşabahçe’li sanatçı Merhum Sadri Alışık’ın muhteşem biyografisiyle bitirelim.

Paşabahçeli Sadri Alışık sayesinde doğmadan öğrenir gülerken ağlamayı ve de ağlatmayı. Kalbimiz sizlerle amatör işçi takımı Paşabahçe.

Paşabahçe’de doğmuşum
Sayı bilmişim sünnet olmuşum
Koynumda pabuçlarım
Uyanık uykular uyumuşum arife geceleri
Kamalı Bekir, Çamur Ahmet bir de Süleyman
Ayak yapıp çift kaleler kurmuşum
Cigaraya başlamış
Tertemiz yataklarda pis rüyalar görmüşüm
Tepelerde uçurtma
Sokakta şarkı
Karakolda sabah
Ekmek karnesi çay fişi
İhtilaller görmüşüm
Kah kafa vurmuşum taşlara
Kah can evimden vurulmuş
Hanümanlar yıkılmışım
Üçüncü selim, Mustafa çavuş ve Baküs
Erik narı çiçek açmış şarkılar
Yitik baharlarımda gönlümün
Ve kıpkırmızı bir Granada akşamı
İspanya’ya şatolar kurmuşum
Oklar üşüştürüp gemiler batırmış Karadeniz’de
Sancaktepe Hadımköy’de nöbetlere kalkmışım
Daracık daracık sokaklara girmişim
Ya dostlar tutup sofralar vermişim
Ya ev bark kurup anasını satmışım
Avarelik mavarelik etmişim
En sonunda
Oyuncu olmuşum olabildiğimce…

Sadri Alışık, Biyografi

Yazıyı aşağıdaki adı geçen siteden alıntılayarak yazdım. Paşabahçe’ye selamlar.

http://loveispasabahce.blogspot.com/2010_01_01_archive.html

Share this


1 Comment
avatar

Paşabahçe sen çok yaşa.

Reply